Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1598 E., 2022/1566 K.

KARAR : Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2016/1587 E., 2018/932 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ipoteğin fekki davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, ...Mahallesi 3086 ada 15 parselde bulunan taşınmazın alımı konusunda taşınmazın ilk maliki olan dava dışı ... ile anlaştığını, taşınmazın 160.000 TL borcu olduğunu ve konut kredisinden kaynaklı bu borç nedeniyle taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğunu öğrendiğini, konut kredisi borcunun tamamını 07.01.2015 tarihinde ödeyerek kapattığını, ipoteğin fek edilmesi için defaatle davalı bankaya müracaat ettiğini, bankanın cevabi yazısı ile taşınmazın ilk maliki ve borçlusu olan ...'ün ortağı olduğu İleri Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin devam eden borçları olduğu ve bu borçların ödenmemesi nedeniyle ipoteğin fek edilemeyeceğinin bildirildiğini, iyi niyetli üçüncü şahıs olarak tüketici sıfatıyla bu taşınmazı satın aldığını, borç yükümlülüğünün sadece konut kredisi borcu ile sınırlı olduğunu, konut kredi borcunun sona ermesi ile davalı bankanın başka hiçbir ihtara gerek kalmadan taşınmaz üzerindeki ipoteği fek etmek zorunda olduğunu ileri sürerek, konut kredisi borcunun kapatılması nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının taşınmazı satın aldığı ...'ün bankaya kredi borcunun olduğunu, davacının ipotek devam ederken ipotekten haberdar olarak taşınmazı satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli ve 2016/1587 E., 2018/932 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/1800 E., 2020/1789 K. sayılı kararıyla; davacının satın aldığı esnada taşınmazın ipotekli olduğunu bildiği, dava dışı satıcının henüz konut kredisi kapanmadan bir başka ticari kredi sözleşmesine kefil olduğu, zaman içinde kefaletin miktarının arttığı, henüz bu borcun kapanmadığı, ipoteğin fekki talebinin yerinde olmadığı, ancak vekalet ücretinin ipotek bedeli üzerinden karar tarihindeki AAÜT’ne göre nispi olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf isteminin bu yönden kabulü ile davanın reddine, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2021/1625 E., 2022/2357 K. sayılı bozma ilamı ile “...Dava konusu dayanak kredi sözleşmesinin konut kredisinden kaynaklandığı sabittir. Tapu müdürlüğünce düzenlenmiş olan 26.04.2011 tarihli ve 12982 yevmiye numaralı ipotek senedinin ''Şartlar'' başlıklı bölümün 1 inci maddesinde yer alan “…. kısa, orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinden ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kanun gibi diğer her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarını; a) Anapara olan 320.000 TL (yalnız üç yüz yirmi bin TL) ve buna ek olarak ...., karşılamak üzere maliki bulunduğu yukarıda yazılı gayrimenkulünü banka lehine birinci dereceden ve fekki bankaca bildirilinceye kadar hüküm ifade etmek üzere süresiz olarak ipotek etmeyi kabul ettiğini ....” düzenlemesi, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında haksız şart niteliğindedir.

Bu itibarla; bölge adliye mahkemesince, dava dışı ... ile banka arasındaki ipotek şartlarına ilişkin düzenlemenin haksız şart olduğu, davacının dava konusu ipoteğin üzerinde bulunduğu taşınmaza ilişkin, dava dışı ... tarafından davalı bankadan çekilen konut kredisine ait borcu ödemek suretiyle kapatarak ...'ün halefi olduğu, taşınmazın bedelin aşan şekilde "doğmuş ve doğacak tüm borçları karşılaması" ifadesi haksız şart olduğu gibi hakkaniyete de aykırı bulunduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamında değinildiği üzere; Tapu Müdürlüğünce düzenlenmiş olan 26.04.2011 tarihli ve 12982 yevmiye numaralı ipotek senedinin ''Şartlar'' başlıklı bölümün 1 inci maddesinde yer alan “….. kısa, orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinden ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kanun gibi diğer her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarını; a) Anapara olan 320.000 TL (yalnız üç yüz yirmi bin TL) ve buna ek olarak ...., karşılamak üzere maliki bulunduğu yukarıda yazılı gayrimenkulünü banka lehine birinci dereceden ve fekki bankaca bildirilinceye kadar hüküm ifade etmek üzere süresiz olarak ipotek etmeyi kabul ettiğini ....” düzenlemesi, önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması karşısında, davalı tarafından tüketici ile müzakere edildiği ispatlanamadığından haksız şart niteliğinde olup davacının, dava konusu ipoteğin üzerinde bulunduğu taşınmaza ilişkin, dava dışı ... tarafından davalı bankadan çekilen krediye ait borcu ödemek sureti ile kapattığı, buna göre ipoteğin temin ettiği borcun ortadan kalkmış olması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davaya konu ve davacı tarafça fekki talep edilen ipoteğin; tapuya tescili yapılmış ipotek sözleşmesinden görüldüğü üzere dava dışı borçlu ...'ün müvekkil bankaya karşı borcu ve ipoteği devam etmekte iken davacının ipoteğin fekkini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı aldığı ...'ün müvekkil bankaya olan borçları sona ermediği ve banka lehine verilen tüm ipotekleri "ve teminatları" devam etmekte olduğunu, davacının, gayrimenkulü bankanın 1. Derece ipotek kaydını bilerek almış olduğu, kredi sözleşmesinde ve ipotek akit tablosunda, ipoteğin, her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak verildiği hükmünün yer aldığını belirterek usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, konut kredisi borcunun ödenmiş olması iddiasıyla krediden kaynaklı tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).

3. Değerlendirme

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamı gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığının anlaşılmasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***