Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı şirket tarafından Taşova Destek Köyünde yapımı tamamlanan baraj ve HES projesi kapsamında, aynı bölgedeki köprü, menfez baraj gövdesi ve köy yollarının kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek; uğradığı zarar tutarının toplanacak delillere göre belirlenmesinden sonra zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiş, 30.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 567.000,00 TL olarak açıklamıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirkete tebliğ edilen "Borçların Ödenmesi ve Şirket Birleşmesi" konulu yazıda toplam zararın 3.237.280,84 TL olarak belirlendiğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının hukuka aykırı olduğunu, ... İnşaat ve Sanayi Şirketi ile ... Elektromekanik Şirketi arasında 20.07.2010 tarihli Anahtar Teslim Mühendislik Tedarik ve Yapım İşleri Sözleşmesinin imza edildiğini, bu kapsamda davaya konu Yaprak 1 HES yapım işlerinin ... Şirketi tarafından yapıldığını, müvekkilinin 31.12.2013 tarihinde ... Şirketi ile birleştiklerini, akdedilen anahtar teslim niteliğindeki EPC sözleşmesinin, müvekkil şirkete sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve talimat verme yetkisi tanımadığını, sözleşme gereği yapılan işler nedeniyle uğranılan zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı idare nezdinde tek sorumlu şirketin ... İnşaat Şirketi olduğunu, menfezin Yaprak 1 HES projesi kapsamında sular altında kalması nedeniyle ... Şirketi tarafından işbu köprü ve menfezin yerine 2010 yılında yeni yol yapılarak hizmete açıldığını, 3 yıl sonra bu yolun heyelan nedeniyle zarar gördüğünü ve davacı idare tarafından onarıldığını, yine ... Şirketi tarafından yapılan yolun heyelan sebebiyle zarara uğradığını, heyelan nedeniyle oluşan zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, 25.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2019 tarihli ve 2014/497 E., 2019/130 K. sayılı kararıyla; ... Elektromekanik şirketi ile ... İnşaat Şirketi arasında akdedilen EPC isimli sözleşme hükümleri incelendiğinde işveren temsilciliğinin yükleniciyi ve işi denetlediği, işyerinde işverene ait teknik danışmanın faal olarak çalıştığı, ... Şirketinin ise davalı şirket ile birleştiği, davalı şirketin ... Şirketinin tüm borç ve alacaklarından halefiyet sıfatıyla sorumlu bulunduğu, davalının dava konusu Şeyhli Alçakbel Köprüsü ve Sakarat Mahallesi Alçakbel 2*8 çift gözlü Baks tipi kutu menfezinin baraj gövdesi su toplama havzası içerisinde kalmasına sebebiyet vererek, baraj inşaatı sırasında çevre köylülerin kullanımında bulunan yolların proje çalışmaları kapsamında kullanılamaz hal getirilmesi sonucunda davacının, Şeyhli-Alçakbel arasında 1.4 km, Terzili-Alçakbel arası 1 km olmak üzere toplamda 2.4 km yol yapmak zorunda kaldığı, bu surette davacının zarar ve ziyana uğradığı, olay tarihinde il genelinde Valilik oluru ile "Genel Hayata Etkili" kabul edilen yağışlar nedeniyle Bakanlar Kurulunca alınan afet kararı bulunmadığı, ağır tonajlı araçların yolu tahrip etmesine ve HES inşaat çalışmaları sonucu tahrip olan yol yerine yapılan yolun gölet havzası içerisinde kalması nedeniyle mevcut yağışların mücbir sebep sayılamayacağı gerekçesiyle; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 567.000,00 TL alacağın 2500,00 TL'sinin dava tarihinden, 564,500,00 TL'sinin ıslah (belirli hale getirme) tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2020 tarihli ve 2020/248 E., 2020/918 K. sayılı kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Dairece verilen 30.12.2021 tarihli ve 2021/8304 E., 2021/13946 K. sayılı ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminatın dayanağı olan nedenler ile tazminat miktarının nasıl hesaplandığı hususlarının bilimsel verilere uygun olarak gösterilmediği gibi zararın nasıl hesaplandığı da belli olmadığı, bu nedenle içerisinde inşaat mühendisi ve ziraat mühendisi olan uzman bilirkişilerin yer aldığı bilirkişi heyetinden; talep edilen zarar ve miktarı konusunda tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınması gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilamı gereği işlem yapılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, sular altında kalan bir adet köprü, bir adet 2*8 menfez köprüsü, bir adet 1,00 km yol ile 1 adet 1,40 km yol inşaat imalatlarının bedelinin 2014 yılı için 615.887,42 TL olarak tespit edildiği, istinaf ve temyiz yoluna sadece davalı tarafın başvurduğu gerekçesiyle; usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek davanın kabulüne, 567.000,00 TL alacağın 2.500,00 TL'sinin dava tarihinden, 564,500,00 TL'sinin ıslah (belirli hale getirme) tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesince yaşanan heyelan olayının ve bu davaya etkilerinin değerlendirilmediğini, mücbir sebep niteliğindeki doğal afet sonucu oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından varsayıma dayalı olarak hesaplama yapıldığını, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi mükerrer hesaplama yapıldığını, %25 oranında hesaplanan yıpranma payının gerekçelendirilmediğini, yine olay tarihine ilişkin alınmış bir afet kararı olup olmadığı hususunda Mahkemece araştırma yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yapımı tamamlanan baraj ve HES projesi kapsamında oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112 vd maddeleri,

2. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı, 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı.

3. Değerlendirme

Temyiz olunan kararın, uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunda; bahse konu köprü, yol ve menfezlerin, HES santrali çalışmaları sırasında gölette su seviyesinin yükselmesinden kaynaklı su altında kaldığı ve akabinde heyelan meydana geldiği hususunun denetime elverişli şekilde belirlendiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***