Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3223 E., 2023/1369 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/447 E., 2022/340 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacı ile davalının noter huzurunda kat karşılığı inşaat yapılmasına ilişkin adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, adi ortaklığın konusu ve amacına uygun olarak inşaat işinin tamamlandığını ve dairelerin sahiplerine teslim edildiğini, inşaat işinden adi ortaklığa 3,5 daire kaldığını ve dairelerin yarısının davacıya ait olduğunu, davacının adi ortaklık sözleşmesinde belirtilen işin yerine getirilmesi için de bankadan ve elden olmak üzere davalıya toplam 381.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, davacının ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen inşaat yapım işinden hissesine düşeni alamaması üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibinin de itirazı ile durduğunu ileri sürerek; taşınmazların ½ hissesinin iptali ile davacı adına tescilini, olmaz ise davalıya ödenen 381.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davalının mimar olup inşaat işi yaptığını, 2016 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bir inşaat işi için anlaşma yaptığını, hem emeğini koyacağını, hem de işin takibini yapacağını, ayrıca birikmiş sermayesinin de olduğunu, ancak sermaye yetersizliği nedeniyle ortaklık teklif ettiği davacıyla adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği belirtilen inşaatın müteahhite düşen kısmının ½ şer hissedarlı olarak kâr ve zarar ortaklığı olacak şekilde kararlaştırıldığını, ancak işin resmiyette davalının sahibi olduğu.... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, inşaatın başlaması ve devamı süresinde davacının genelde yurt dışında olması nedeniyle kendisi adına oğlu dava dışı ...'ın işlerle ilgilendiğini, davacının oğlu ile davalının inşaat sürecini birlikte yürüttüğünü ve inşaatı süresinde bitirdiklerini, işlerle alakalı bir problem yaşanmadığını, inşaatın bitiminde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği taraflar hissesine düşün daireler peyder pey satılarak paralarının davacının oğlu ... tarafından alındığını, satışlar sonucu ...'a 460.000,00 TL para verdiğini, davacının toplam 357.000,00 TL masraf yaptığını, davalının ise 548.000,00 TL masraf yaptığını, ayrıca binanın iskanının henüz alınmadığını, bunun için masraf gerektiğinden ve iş resmi olarak davalının şirketine ait olduğundan yapılacak olan masrafların da davalıya kaldığını, mahallinde keşif yapılarak binanın toplam maliyetinin çıkarılması gerektiğini, davacının yapmış olduğu masraftan daha fazla para aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydına göre davalının dava konusu taşınmazda kayıt maliki olmadığı anlaşıldığından davacının tapu iptal ve tescil davasının reddi gerektiği, alacak istemi yönünden; davacı her ne kadar davalıya ödenen bedelin tahsili talebinde bulunmuş ise de, bu talebin tasfiye sonucu kendisine düşen bedelin tahsiline ilişkin olduğu, incelenen adi ortaklık sözleşmesine göre davacı ve davalının inşaat yapım işi konusunda ortaklık oluşturdukları, 75.000,00 TL sermaye koydukları ve her türlü masraf çıktıktan sonra kârdan koymuş oldukları sermaye oranında hak sahibi olacaklarını düzenledikleri, adi ortaklık sözleşmesi kapsamındaki inşaat işinin davalının yetkilisi olduğu ... Yapı Şirketi tarafından yapıldığı, inşaatın bitirilip sözleşmeye göre ortaklığa kalacak dairelerin satılıp paraya çevrildiğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde tasfiye sonrası davacının adi ortaklık sözleşmesi uyarınca alacağı bedelin 460.000,00 TL olarak davacının oğlu dava dışı ...'a verildiğini ileri sürdüğü, davacı tarafın bu ödeme iddiasını kabul etmediği, iddia ve cevap dilekçesi kapsamında taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında adi ortaklığa ait dairelerin satışından 1.045.000,00 TL gelir elde edildiği, 585.000,00 TL'yi davalının aldığı, davacının 357.000,00 TL, davalının ise 548.000,00 TL masraf yaptığı hususlarının uyuşmazlık dışında bırakıldığı, uyuşmazlığın davalı tarafça ileri sürülen ve davacı tarafça itiraza uğramayan, dava konusu adi ortaklık sözleşmesi kapsamında davacı hakkına mahsuben 460.000,00 TL'nin davacının oğlu ...'a ödenmesinin davalıyı borçtan kurtarıp kurtarmayacağına ilişkin olduğu, davacı tarafın davalı tarafça ileri sürülen ödeme iddiasını kabul etmediği, ödeme iddiasının ispat külfetinin iddia eden davalıya ait olduğu, dosya kapsamına göre adi ortaklık ilişkisi kapsamında davacının hak kazandığı kabul edilen 460.000,00 TL bedelin davacıya ödendiği hususunun usulüne uygun ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 381.000,00 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karar karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kar payını davacıya verilmek üzere davacının oğluna talepten de fazla olarak 460.000,00 TL tutarında elden ödediğini ileri sürmüş ise de, ödeme belgesi sunmadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı, bu doğrultuda parayı ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; yapılan keşif ve sunulan raporlara itirazlarının karşılanmadığını, inşaatın gerçek maliyeti ortaya çıkarılmış olsa idi davalının yapmış olduğu harcamaları dahi alamadığının anlaşılacağını, istinaf incelemesinde sadece davalının davacının oğluna vermiş olduğu paranın ispatı üzerinde durulduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, husumet itirazları bulunduğunu, inşaat işlerinin dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, tapu kayıtlarından da görüleceği üzere davalının dava konusu taşınmaz üzerinde tasarrufa imkan veren hakkının bulunmadığını, adi ortaklığa ilişkin inceleme yapılmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çelişkiler bulunduğunu, davalının 1.000.000,00 TL'den fazla masraf yapmış olmasının değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, olmaz ise alacak istemine ilişkindir.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davalının savunması kapsamında ortaklığa konu işin bitirildiği ve tasfiyesinin yapıldığının kabulü ve davalının ödeme savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle taleple bağlı olacak şekilde davanın kabulünün yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***