"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın sübutu kabul edilen "yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nin 255. maddesinin hükümden önce 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın 89. maddesi ile "nüfuz ticareti" başlığı altında yeniden düzenlenip suç unsurlarında değişiklik yapılarak kamu görevlisi olmayan gerçek kişilerin de suçun faili haline getirilmesi, failin kamu görevlisi olmasının suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmesi karşısında; suç tarihlerinde ... Kadastro Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yapan sanığın, mağdurların ... adliyesinde görülen davalarının hızlandırılması ve lehlerine sonuçlandırılması vaadiyle para aldığı oluşa uygun kabul edilen dava konusu somut olayda; sanığın eyleminin TCK'nin 255. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği gözetilip, değişiklikten önceki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ile dolandırıcılık suçlarına ilişkin düzenlemeler ve 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve TCK'nin 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi de gözetilerek, uzlaştırma işlemleri uygulanarak sonucuna göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılması suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin zincirleme şekilde yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ve mağdur sayısınca dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı gözetilip, ilgili suçlara dair kanun maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılıp ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması yerine 6352 sayılı Yasa'nın 89. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 255/1. maddesindeki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunun sanık lehine olduğunun kabul edilmesi sonucu yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddelerindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği, ayrıca mahkemece 15/02/2012 ve 12/04/2013 tarihli kararlarda alt sınırdan uygulama yapıldığı, bu uygulamaların Dairemizin 19/11/2012 ve 27/04/2015 tarihli ilamlarında bozma sebebi yapılmadığı gözetilmeden, madde içeriğinde belirtilmeyen ve TCK'nin 43. maddesinin uygulanma gerekçesi olabilecek "mağdur sayısının çokluğu" alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kullanılmak suretiyle hapis cezasının asgari hadden uzaklaşarak, adli para cezasının ise alt sınırdan tayini suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlenen eylemlerde uygulanma imkanı bulunan TCK'nin 43/1. maddesi yerine uygulama imkanı olmayan aynı Yasa'nın 43/2. maddesinin uygulanması,
TCK'nin 43/1. maddesinde suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4'ten 3/4'üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, TCK'nin 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenleme uyarınca mağdur ve/veya fiil sayısı nazara alınıp, fiillerin süresi de gözetilerek benzer olaylarla karşılaştırıldığında suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve denetime imkan verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşacak bir artırım oranı belirlenerek ceza tayin edilmesi gerekirken, sanık hakkında zincirleme suç nedeniyle cezasında bir miktar artırıma gidilmesi isabetli olacak ise de eylemlerine ilişkin olarak 3/4 oranında artırım yapılması ile bu artırım sırasında hesap hatası sonucu 8 gün yerine 9 gün adli para cezası belirlenmesi ve sonuç adli para cezasının 160,00 TL yerine 180,00 TL olarak fazla tayini,
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.