"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme basit zimmet (4 kez)
HÜKÜM : Basit zimmet suçundan mahkumiyet (1 kez)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozüyük ilçesi Kuyupınar köyü muhtarı olan sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanığın aşamalarda uhdesinde para kalmadığını, topladığı paraların tamamını köy için harcadığını, köy sınırlarındaki hazine arazilerinin satışı için özel idarenin yapması gereken parselasyon ve alt ... işleri karşılığında da arazi satın almak isteyen köylülerden para topladığını, ancak bu paranın köy tüzel kişiliği adına toplanmadığını, özel idarenin yapması gereken bu işler dolayısıyla yaptığı harcamaları köy defterine yazamadığını, bu hususlarda Hazine vekilliğinde çalışan ... isimli kişinin bilgisi olduğunu belirtmesi ve mahkemeye sunduğu bir takım harcama belgelerinin bilirkişilerce dikkate alınmadığını savunması, köy halkından olan bazı tanıkların da toplanan paralar karşılığında köy işlerinin yapıldığını beyan etmeleri karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, ... isimli şahsın tespiti ile bilgisine başvurulmasından, sanığın sunduğu belgeler de dikkate alınarak gerektiğinde köy yararına yapılan işlere ilişkin tanık dinlenmek suretiyle faturalı ve faturasız yapılan tüm harcamaların belirlenmesi ile sanığın uhdesinde köye ait para bulunup bulunmadığı hususunda önceki bilirkişiler dışında Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmasından, Hazineden arazi satın almak isteyen köylü adına yapıldığı belirtilen parselasyon ve alt ... işlerinin ve bu işler için para tahsilinin muhtarlık görevi kapsamında olup olmadığının araştırılmasından ve yasal tevdi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinden sonra, TCK’nın 155. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu da değerlendirilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ayrıca CMK'nın 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme uyarınca hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, bu kapsamda iddianamede 25/03/2007 tarihinde 2 kişiden tahsil ettiği 5.330,00 TL, 20/10/2008 tarihinde 3 kişiden tahsil ettiği 340,00 TL, 23/06/2009, 28/06/2009 ve 30/06/2009 tarihlerinde 24 kişiden tahsil ettiği 770,00 TL ve 2010 yılı içerisinde toplanan 2.730,00 TL ile ilgili zimmet isnadı bulunduğu halde, 2007 yılında parselasyon ve alt ... işleri için toplanan paraların da hesaba katılması ile 90.444,22 TL'nin sanığın uhdesinde bulunduğunun kabulüyle belirtilen kanun maddesine aykırı şekilde ve eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Zimmete konu eylemleri bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
TCK'nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca yasaklama kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.