"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında mahkumiyet, ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin 28/05/2015 havale tarihli dilekçesinin sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz mahiyetinde olduğu, mercince değerlendirilip bu hususta gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın anılan sanık yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, incelemenin katılanlar vekilleri ile müdafin sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenleme, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, eylem sayısı, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ilgili kanun maddesindeki hapis cezası ile zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımda alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması gerekirken yazılı şekilde temel cezanın ve TCK'nın 43/1. maddesine göre yapılan artırımın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak hükümden sonra yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Sanığın üzerine atılı suçu 5237 sayılı Yasa'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilmesine rağmen hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.