Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zimmet, dolandırıcılık, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme, görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında beraat, sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin eylemlerinin denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet verme suçunu oluşturduğu kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer sanıklar hakkında beraat, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçundan sanık ... hakkında beraat, dolandırıcılık suçundan tüm sanıklar hakkında beraat, vekalet ücretine hükmedilmesine dair talebin reddi.

Mahalli mahkemece verilen hükümler ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi;

CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı, Hazinenin dolandırıcılık, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme ve görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu nedenle bahse konu suçlardan kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin 03/04/2018 havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği nazara alınarak, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat, müdafilerin ise sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, yine sanıklar ... ve ... müdafin 26/01/2015 tarihli ek karar yönünden vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına ilişkin olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu suçtan mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan açılan kamu davasında verilen beraat hükümleri ile 26/01/2015 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri ile temyiz isteminin reddine dair 26/01/2015 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafin ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ve Ek Kararın ONANMASINA,

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Suç tarihlerinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinde yönetim kurulu üyesi olan ..., ..., ... ve ...'ın kooperatife ödendiğine dair kayıt bulunmayan ve kooperatif müdürü ...'a satılan daire bedeli olan 70.000 TL ile belgesiz yapılan 189.850,54 TL'yi uhdelerinde tutarak zimmet suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, yapı denetim firmalarına fazladan ödenen 144.613,21 TL'nin yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ... ve ...'in zimmetinde bulunduğu kabul edilerek zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine, sanık ...'ın beraatine karar verilmiş ise de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, sanıklardan ..., ... ve ... müdafin kooperatifçe denetim firmalarına verilmek üzere Belediyeye yatırılması gereken paraların denetim firmalarınca yatırıldığını ve bu miktarların firmalara sonradan elden ödendiğini, firmaların ticari defter ve belgeleri incelendiğinde sanıkların uhdesinde para kalmadığının anlaşılacağını, sanık ... müdafin ise müvekkili sanığın görev süresinin yanlış belirlendiğini ve sanığın kooperatifin tüm idari ve mali işlerini yürütme yetkisini diğer sanık ...'a devrettiğini savunması, mahkemece kooperatif müdürü ...'a satılan daire bedeli olan 70.000 TL'ye yönelik isnat yönünden ayrı bir değerlendirme yapılmaması ve sanık ... müdafin müvekkiline satıldığı iddia edilen dairenin kooperatifçe başkasına satılıp bedelinin tahsil edildiğinin kayıtlardan anlaşılacağını belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, her bir sanığın belgesiz yapılan ödemelere dair ayrıntılı savunmasının alınmasından, suç tarihleri itibarıyla kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyelerinin kimler olduğu Ticaret Sicil Memurluğundan sorularak, varsa ilgili evrakın onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesinden, kooperatifin suç dönemine ilişkin tüm defter, makbuz, bilgi ve belgelerinin temin edilmesinden sonra kooperatif kayıtlarına göre sanık ...'a bedeli tahsil edilmeden yapılan daire satışı isnadı yönünden savunmanın doğruluğunun kooperatif kayıtlarından araştırılmasından, kooperatifin 10/01/2007 tarihli ve 47 yevmiye sayılı kaydı ile kapatılan Konut Yapı Denetim Hizmetleri Ltd. Şti'ne ait 84.260,21 TL tutarındaki faturanın mükerrer kaydedilip kaydedilmediği ve Şantiye Yapı Denetim Hizmetleri Ltd. Şti'ne ödenen 60.353,00 TL ödemenin gerçekte yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla Konut Yapı Denetim Hizmetleri Ltd. Şti. ile Şantiye Yapı Denetim Hizmetleri Ltd. Şti'nin defter ve kayıtlarının temini ile yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesinden, sanıkların kooperatifin fiilen işleyişindeki görev ve sorumlulukları, parasal iş ve işlemleri ile yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesinden sonra her bir isnat yönünden sanıkların sorumluluğunu ayrı ayrı irdeler ve önceki bilirkişi raporlarını karşılar şekilde uhdelerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında yeni bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılmasını müteakip hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,

Sanık ...'ın hükümden sonra 22/06/2018 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,

Kabule göre de;

CMK'nın 226/1. maddesine aykırı biçimde iddianamede yer almadığı ve ek savunma ... tanınmadığı halde sanık ... hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Sanıklar hakkında verilen hapis cezası ertelenmediği halde kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağına karar verilmesi suretiyle TCK'nın 53/3. maddesine aykırı davranılması,

Suçun 5237 sayılı Yasa'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanıklar ..., ... ve ... hakkında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,

Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Gerekçeli karar başlığında şikayetlerinden vazgeçen mağdurların müşteki, 31/01/2007 olan suç tarihinin ise 2005 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-(b-c) madde-fıkra-bentlerine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'in kazanılmış ... saklı tutularak ve sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA 29/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***