Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Yozgat ... Rektörlüğü vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

Sanık ... hakkında Yozgat Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.06.2012 tarihli ve 2010/181 Esas, 2012/175 sayılı Kararda, 2009/114025 ihale kayıt no.lu ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin olarak eylemlerinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın mahallinde itirazın reddi üzerine kesinleştiği gözetilmeden, bahse konu eylemler yönünden yeniden hüküm kurulmuş ve katılan Yozgat ... Rektörlüğü ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından bu hükümlere yönelik temyiz

isteminde bulunulmuş ise de, bu kararların hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de olanaklı olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

Kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle anılan suça yönelik verilen hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Yozgat ... Rektörlüğünün vekili aracılığıyla yaptığı temyiz isteminin reddine, başvuruların kapsamına göre incelemenin; katılan Yozgat ... Rektörlüğü vekilinin sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine, sanıklardan ... ve ... müdafiinin ise müvekkilleri hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ve iddianamede 4-b numaralı bendinde yer alan rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, ... hakkında iddianamenin 4-a-b numaralı bentlerinde yer alan ihaleye fesat karıştırma ile resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat ve rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, ... hakkında iddianamenin 4-a-b numaralı bentlerinde yer alan ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biriyle yapılmış ya da yapılacak bir ihale ve iş olmasının zorunlu olduğu, ihalenin şeklen yapılıp ihaleye konu işin daha önceden icra edildiğinin anlaşılması halinde, ihale komisyonu kararı öncesinde alım işlemlerini yapan ve daha sonra buna ilişkin olarak mevzuata aykırı belge düzenleyerek fiili durumu hukukileştirmeye çalışan kamu görevlilerinin görev gereklerine aykırı hareket ederek alımın gerçekleştirildiği kişiye yarar sağladıklarının, ihaleye girme imkanı bulunan kişilerin bu imkandan yoksun bırakılmaları suretiyle de onların mağduriyetine yol açarak görevi kötüye kullanma suçunun işlendiğinin kabul edilmesi gerekeceği, bu itibarla iddianamede 2009/167578 kayıt numaralı ihaleyle ilgili sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, diğer yandan davaya konu diğer ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarına ilişkin ise 5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki görevi kötüye kullanma suçuna aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri gözetildiğinde; rüşvet ilişkisine konu eylemlerle ilgili olarak sanıkların üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçlarına ilişkin iddianamenin 4-a numaralı bendinde yer alan ihale yönünden dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve yine 5-a numaralı bendindeki ihale yönünden ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından rüşvet alma suçu ile ilgili kamu görevlisi olan sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, buna bağlı olarak kamu görevlisi olan sanıklar ... ve ... hakkındaki isnatların sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ... ve ...'ye yönelik isnatların ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı; bu suçlar ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, 235/3-b maddesindeki ihaleye fesat karıştırma ve aynı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçlarının söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi oldukları, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2-İddianamenin 3-b numaralı bendinde yer alan olay yönünden sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme, 4-b numaralı bendindeki olay bakımından ise sanıklar ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Yozgat ... Rektörlüğü vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

3-Sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanığın 17.10.2016 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,

Kanuna aykırı, katılan Yozgat ... Rektörlüğü vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***