Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüt yöneticisi olma, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet

HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından mahkumiyet,

2-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, ihaleye fesat karıştırma ile 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından mahkumiyet,

3-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan mahkumiyet,

4-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından mahkumiyet,

5-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan mahkumiyet,

6-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından mahkumiyet,

7-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından mahkumiyet,

8-Sanık ... hakkında; suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan mahkumiyet,

9-Sanık ... hakkında; ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,

10-Sanık ... hakkında; örgüt yöneticisi olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından mahkumiyet.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklardan ... hakkında 22/12/2006 tarihli iddianamede sevk maddeleri arasında ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin TCK’nın 235/1-2-c maddesine de yer verilmiş ve bu suç yönünden bu zamana kadar herhangi bir hüküm kurulmamış ise de; anılan iddianamede ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin adı geçen sanık hakkında anlatıma yer verilmediği gibi örgüt kapsamında sanığa isnat edilen suçun suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma olduğu ve TCK’nın 220/5. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesi kapsamında düzenlenen suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçu ile 6136 sayılı Yasa’nın 13/3. maddesinde düzenlenen suçun söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, sanıklar ..., ..., ... ve ...’a ait olup bulundurulması suç oluşturan adli emanetin 2006/1142 sırasına kayıtlı ruhsatsız tabanca ve şarjörlerinin 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca ayrı ayrı MÜSADERESİNE,

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere; ihaleye fesat karıştırma suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, aksinin kabulü halinde, somut olayda olduğu gibi hükmolunacak sonuç ceza miktarları göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı TCK'nın "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3. maddesinin gerekçesinde, "Suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak ceza hukuku yaptırımlarının haklı ve ölçülü olması gerekir. Çünkü ancak haklı ve suçun ağırlığıyla orantılı bir yaptırım ile suç işleyen kişinin bu fiilinden pişmanlık duyması sağlanabilir ve yeniden topluma kazandırılması söz konusu olabilir" şeklinde açıklanmış olan ölçülülük ilkesine aykırı davranılmış olunacağı gözetilerek, sanıklar hakkında 31/01/2008 tarihli ilk hükümde aynı suçtan verilen ve Dairemizin 19/12/2008 tarihli ve 2008/12516 Esas, 2008/11687 Karar sayılı ilamıyla onanan mahkumiyet kararlarının bulunması ve hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmesi karşısında, TCK'nın 3/1 ve 61/1. maddeleri de nazara alınarak, sanıklara verilecek cezada 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen kararlarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***