"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ: Zincirleme nitelikli zimmet (Sanık ... hakkında), kamu kurumu zararına dolandırıcılık (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)
HÜKÜM: Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçlardan beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin temyiz isteminin kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu, ancak söz konusu suçtan doğrudan zarar görmediği, bu nedenle bahse konu suçtan kurulan beraat hükümlerini temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat, müdafin ise sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK'nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, zimmete konu miktar ile eylem sayısı nazara alınarak temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım oranının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde TCK'nın 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, sadece 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin 6. paragrafının "Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 7 yıl süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle diğer sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA 06/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.