"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine münhasır olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde sanıklardan ...'in S.S. ... Konut ... Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı, ... ve ...'nın ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, inşaata geliş gidiş parası olarak sanık ...'ya 02/01/2008 tarih Seri-A No.:6 tediye makbuzu ile 5.000 TL ve ...'ya 02/01/2008 tarih Seri-A No.:7 tediye makbuzu ile 10.500 TL ödendiği, ödeme makbuzlarında ödemeyi yapan olarak sanık ..., parayı alan olarak da diğer sanıkların imzalarının bulunduğu, ödemelerin harcamalara esas belgelere dayandırılmadığı, harcamaların kooperatif adına yapıldığının kanıtlanamadığı, toplam 15.500 TL'nin sanıkların uhdesinde kaldığı kabul edilerek zimmet suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; sanıkların; söz konusu ödemelerin kooperatif çalışmaları sırasında inşaata ve malzeme alımlarına geliş gidiş, işçilere yemek ısmarlanması, eksik malzemelerin inşaat çalışanları tarafından talep edildiğinde getirilip götürülmesi gibi harcamalar karşılığı olduğu şeklindeki savunmaları karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer kalmayacak biçimde ortaya çıkarılması için yapılan bu harcamalara ilişkin tanık beyanlarına başvurularak, söz konusu ödemelerin kooperatif işlerinde kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumunun ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu nazara alındığında, 07/04/2010 tarihli ve 2010/804 Esas sayılı iddianamede; mahkemece sübutu kabul edilen yukarıda anlatılan sanıklar ... ve ...'ya yapılan ödemelere yönelik eylemle ilgili sanık ... hakkında açılmış bir dava bulunmadığı ve bu hususta dava da açtırılmadığı halde, yargılamaya devamla bahse konu fiile ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Ödemelerin aynı tarihte yapıldığı nazara alındığında TCK'nın 43/1. maddesinde belirtilen değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi koşulu oluşmadığı halde suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulüyle sanık ... hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 15/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.