"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme rüşvet vermeye teşebbüs, zincirleme kamu görevlisine alenen hakaret, zincirleme görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına Hazine vekilinin vaki itirazının merci ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek 06/05/2019 tarihli ve 2019/387 Değişik ... sayılı Kararı ile reddine karar verildiği, öte yandan hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen beraat ile ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin bu suçlardan adı geçen sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek incelemenin başvurularının kapsamına göre katılan Hazine vekilinin sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet, sanık ve müdafin ise sanık hakkında tüm suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarının 5237 sayılı TCK'nın 265/1 ve 125/3-a maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 02/07/2013 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında zincirleme rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Temel cezada önce TCK'nın 35. maddesi gereğince teşebbüs hükümlerine göre indirim uygulanıp sonrasında aynı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, TCK'nın 61/5. maddesinde öngörülen sıralamaya aykırılık oluşturacak biçimde ceza tayini,
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, rüşvet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil zarar göreni olacağı, keza suçun konusunun da aynı olduğu nazara alındığında sanığın eyleminin tek bir rüşvet vermeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 21/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.