Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2011/56 Esas, 2012/143 Kararı

SUÇLAR : Zimmet

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2012 tarihli ve 2011/56 Esas, 2012/143 sayılı Kararının katılanlar ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.03.2011 tarihli ve 2008/1199 Soruşturma, 2011/361 Esas, 2011/34 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2012 tarihli ve 2011/56 Esas, 2012/143 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; mevcut delillerin takdirinde sanıklar lehine yanılgıya düşülerek beraat kararları verildiğine, usul ve yasaya aykırı olduğundan bu kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.07.2011 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2012 tarihli ve 2011/56 Esas, 2012/143 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

***