"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/230 Esas, 2019/289 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2019 tarihli ve 2017/230 Esas, 2019/289 sayılı Kararının katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ile Yargıtaydan geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından katılan ... vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... (...) hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi kapsamında bir hüküm olmadığından temyizinin kabil olmadığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2011 tarihli ve 2010/8437 Soruşturma, 2011/5065 Esas, 2011/1574 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icra davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B.Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2011 tarihli ve 2011/513 Esas, 2011/448 sayılı Kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Aydın (Kapatılan) Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
C.Aydın (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.12.2012 tarihli ve 2012/132 Esas, 2012/1502 sayılı Kararı ile sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
Ç.Katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.04.2016 tarihli ve 2014/1494 Esas, 2016/3305 sayılı Kararı ile söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D.Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2017 tarihli ve 2016/494 Esas, 2017/197 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin zimmet ve bu suça iştirak suçlarını oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Aydın Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
E.Temyiz incelemesine konu karar ile sanıkların atılı zimmet suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri, bilirkişi raporunda sanıkların eylemlerinin zimmet ve bu suça yardım etme olduğunun belirtildiğine, dosya kapsamı gözetildiğinde sanıkların beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, Acentelik sözleşmesi kapsamında Başçayır PTT Acentesinin 13.000 TL, Dalama PTT Acentesinin 18.000 TL ve Beyköy PTT Acentesinin 28.000 TL işlem limitleri olup, acentelerin sistem üzerinde işlem limiti kadar hizmet verebildikleri, işlem limitinin dolması durumunda tahsil edilen tutar ve işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin PTT merkezine hemen teslim edilmesi gerektiği, Köşk ilçesi PTT Müdürlüğüne bağlı olarak acentelik hizmeti veren sanıkların PTT Acente Yönetmeliği ve PTT ile aralarındaki acentelik sözleşmesindeki bu bağlayıcı hükümlere rağmen kendileri için tanınan limitleri doldurdukları halde, Köşk PTT Müdürlüğünde memur olarak görevli diğer sanıkların yardımı ile işlem limitleri kapsamındaki parayı Köşk PTT Müdürlüğüne yatırmayarak işlem yapmaya devam ettikleri, bu şekilde sanıklardan Başçayır PTT Acentesi ...'un 4.999,58 TL, Dalama PTT Acentesi ...'nın 25.330,49 TL ve Beyköy PTT Acentesi ...'nin 26.090,81 TL olmak üzere müvekkil kuruluşu zarara uğrattıklarına, Köşk PTT Merkez Müdürlüğünde veznedar ve memur olarak görev yapan diğer sanıklar ..., ..., ... (Bayındır), ..., ... , ... ve ...'ın bu acentelerin usulsüz işlemlerine göz yumup, limit dolduğunda otomasyon sistemini işlem yapmaları için açmak suretiyle bu usulsüzlüklere zemin hazırladıklarına, bu itibarla tüm sanıkların üzerlerine atılı zimmet suçunu işlediklerine, 30.06.2010 tarih ve 76 sayılı İdari Soruşturma Raporu ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu halde yerel mahkemece eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verildiğine, beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde, sanıklardan ...'un Köşk ilçesi PTT Müdürlüğüne bağlı Başçayır Acentesi, ...'nın Dalama Acentesi, ...'nin ise Beyköy Acentesi olarak, PTT Acentelikleri Yönetmeliği ve acentelik sözleşme hükümlerine göre acentelik hizmeti verdikleri, Başçayır PTT Acentesinin 13.000 TL, Dalama Acentesinin 18.000 TL ve Beyköy Acentesinin 28.000 TL acente işlem limitleri olup, acentelerin sistem üzerinde işlem limiti kadar hizmet verebildikleri, işlem limitinin dolması durumunda tahsil edilen tutar ve işlemlere ilişkin bilgi ve belgeleri PTT merkezine hemen teslim etmeleri gerektiği, Köşk ilçesi PTT Müdürlüğüne bağlı olarak acentelik hizmeti veren sanıkların PTT Acentelikleri Yönetmeliği ve PTT ile aralarındaki acentelik sözleşmesindeki bağlayıcı hükümlere rağmen kendileri için tanınan limitleri doldurdukları halde Köşk PTT Müdürlüğünde memur olarak görevli diğer sanıkların yardımı ile işlem limitleri kapsamındaki parayı Köşk PTT Müdürlüğüne yatırmayarak işlem yapmaya devam ettikleri, bu şekilde PTT Genel Müdürlüğünü ...'un 4.999,58 TL, ...'nın 25.330,49 TL, ...'nin de 26.090,81 TL zarara uğrattıkları, Köşk ilçe PTT Müdürlüğünde görev yapan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11 inci maddesinin (b) fıkrası uyarınca memur gibi cezalandırılan diğer sanıkların ise bu sanıkların işlemlerine göz yumup, limit dolduğunda otomasyon sistemini işlem yapmaları için açmak suretiyle ve denetleme görevlerini yerine getirmeyerek kamu zaranına neden olmak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; kovuşturma evresinde alınan bilirkişi kök raporuna ve ek rapora göre sanıkların bir kısmının eyleminin kullanmak için zimmet, zimmet suçuna iştirak ve denetim görevini ihmal etmek sureti ile zimmet suçunun işlenmesine yardım suçunu oluşturduğu beyan edilmiş ise de ilgili raporda kurumun zararının 2009 yılı için 2.800,78 TL, 2010 yılı için 64,68 TL olduğunun rapor edildiği, toplanan tüm deliller, sanıkların savunmaları ile birlikte değerlendirildiğinde PTT merkezlerine bağlı acentelik işlemlerinin suç tarihinde yeni bir uygulama olduğu, personel ve acentelere gerekli ve yeterli bir eğitim verilmediği, gişe işlemleri ve faaliyetin yoğunluğu, bir kısım sanıkların uhdesinde tahsilattan kaynaklı bulunan paranın çok kısa bir süre bu sanıkların uhdesinde kaldığı ve bu parayı uhdelerinde kullanma amaçlı bulundurmadıkları, kurumun gerçek zararının faiz zararı olduğu, PTT'nin kuruluş amacı itibarıyla faizden kâr elde etmek amacı gütmediği ve bu zararın gerçek bir zarar olmadığı, bir kısım acente sahibi sanıkların amacının yapmış oldukları ticari işe nazaran yaptıkları iş karşılığı daha fazla komisyon alıp kâr elde etmek olduğu, bilirkişi raporunda kurumun zararı olarak belirlenen miktarın suçun ihbar tarihinden önce sanıklar tarafından ödendiği nihayetinde sanıkların suç işleme kastı ile hareket etmediği, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların beraatlerine, sanık ... hakkında Aydın (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen karar temyiz edilmeden kesinleştiğinden bu sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, tebliğnamede bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ... (...) hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik katılan ... vekilinin vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2019 tarihli ve 2017/230 Esas, 2019/289 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.