Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/230 Esas, 2020/255 Karar

SUÇLAR : Rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında), rüşvete aracılık etme (sanık ... hakkında), suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında), dolandırıcılık (sanıklar ..., ... hakkında)

HÜKÜMLER : A) Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2019 tarihli ve 2018/540 Esas, 2019/646 sayılı Kararı ile; rüşvet verme, rüşvete aracılık etme ve dolandırıcılık suçlarından beraat, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan mahkumiyet,

B) Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2020/230 Esas, 2020/255 sayılı Kararı ile; rüşvet verme, rüşvete aracılık etme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin bozulması.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2020/230 Esas, 2020/255 sayılı Kararının katılan ... vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Tebliğnamede sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı temyiz ettiği belirtilen adı geçen sanık müdafiinin bu yönde bir temyiz talebi olmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen rüşvet suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara karşı, katılan ... vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 21.02.2020 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı,

5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı,

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir" şeklindeki düzenleme gereğince de, bölge adliye mahkemesi tarafından verilen bozma kararının temyiz edilemez olduğu,

Hususları dikkate alındığında,

Katılan ... vekilinin rüşvet verme ve rüşvete aracılık etme suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

Dava dosyasının, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

***