"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/243 Esas, 2016/36 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/243 Esas, 2016/36 sayılı Kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören vekili 16.07.2018 havale tarihli dilekçesiyle sanıklar hakkında verilen hükümler yönünden müdahale talebinde bulunmuş ise de; daha sonra vermiş olduğu 25.10.2018 havale tarihli dilekçe içeriğinden müdahale ve temyiz isteminin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, kooperatif üyesi olmak dışında bir sıfatı bulunmayan ve kooperatif tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan, sanıklar hakkında açılan kamu davasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma hakkı olmadığı gibi mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrasınca resen temyize de tabi olmadığı, keza vekilinin duruşmalı inceleme talebinin yasal koşullarının da bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz ve duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci ve 318 inci maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.