Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/467 Esas, 2014/22 Karar

SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/22 sayılı Kararının katılan ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Hazine vekilinin temyiz isteminin tüm hükümlere yönelik olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve bu suçtan verilen hükümleri temyiz hakkı olmadığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu hususlarda mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılanlardan Hazine vekilinin edimin ifasına fesat karıştırma, Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin ise her iki suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Develi Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2013 tarihli ve 2012/572 Soruşturma, 2013/299 Esas, 2013/131 numaralı İddianamesiyle sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (e) bendi, ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, diğer sanıklar haklarında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2013 tarihli ve 2013/161 Esas, 2013/303 sayılı Kararı ile bir kısım sanıklara yönelik resmi belgede sahtecilik isnadının kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturabileceği, bu itibarla davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/22 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın edimin ifasına fesat karıştırma, diğer sanıkların kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan Milli Eğitim Bakanlığı vekili, tüm sanıklar yönünden atılı suçlardan verilen beraat kararlarının iddianame ve dosya kapsamı ile çeliştiğinden bahisle hükümlerin bozulmasını talep etmiştir.

2. Katılan Hazine vekilinin temyizi, tüm sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken beraatlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

2009-2010 ile 2010-2011 öğretim yıllarında Sarıca köyünden gelen öğrencilerin ilçe merkezinde bulunan Saray Halı İlköğretim Okuluna taşınmasına ilişkin hizmet alım ihalesini kazanan ... ile yanında çalışan sanıklar ..., ... ve ...'nın, Öğrenci Taşıma İşi Hizmet Alım Sözleşmesine göre iki araçla taşıma yapılması gerekirken bilhassa 2010-2011 öğretim yılının ikinci döneminde tek araçla taşıma işini yaptıkları, adı geçen okulda öğretmen, müdür ve müdür yardımcısı olarak görev yapan diğer sanıkların servis araçları ile taşınan öğrencileri isim listelerine göre kontrol etmediği, tek araçla öğrenci taşımasının yapıldığı günleri resmi evraka yansıtmadıkları, zaman zaman araçlar tek gelse de iki araç gelmiş gibi işlem yaparak gerçeğe aykırı bu bilgilerin doğru olduğunu onaylayıp imzaladıkları, bu suretle yüklenici ve yanında çalışan sanıkların edimin ifasına fesat karıştırma, diğer sanıkların ise kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddialarıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; öğrenci taşıma araçlarının tek veya iki araçla gelip gelmediğinin somut delillerle kanıtlanamadığı ve şüphede kaldığı, bu hususların tanık beyanları ile de kanıtlanamadığı anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların atılı edimin ifasına fesat karıştırma ve sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

III. GEREKÇE

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun savunmalarının görevli mahkemece ve bu Mahkeme tarafından yazılan istinabeler neticesinde alındığı anlaşılmakla, bu konuda tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/22 sayılı Kararına yönelik Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/22 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.

***