"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/295 Esas, 2016/87 Karar
SUÇLAR : Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.12.2015 tarihli ve 2015/10328 Esas, 2015/15510 Soruşturma, 2015/773 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B.Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/87 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 249 uncu ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulması ile 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi; cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz istemi; nitelikli zimmet suçu yönünden, sanığın para tahsil yetkisinin bulunmadığına, suç işleme kastının olmadığına, zimmete geçirildiği iddia edilen 830 TL'yi kamu kurumunun ihtiyaçları için kullandığına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden, bu suçu işlediğine ilişkin kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığına ve hapis cezasının ertelenmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Denizli Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı Atatürk Yüzme Havuzunda şef kadrosunda görev yapan sanığın, havuzdan ücret karşılığı yararlanan kişilerden tahsil ettiği paralara ilişkin makbuzların kurumda kalan suretlerine eksik rakam yazmak suretiyle toplam 830 TL'yi uhdesinde bulundurduğu kabul edilerek nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarınından cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Denizli Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünün 31.12.2015 tarihli yazısı, tahsilat makbuzlarının sanığa teslimine dair tutanaklar ve sanığın tahsilat işini fiilen yapmış olması nazara alındığında para tahsil yetkisi bulunmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suç işleme kastının bulunmadığını, hizmetin daha hızlı sunulabilmesi amacıyla yüzme havuzundaki eksiklikleri gidermek için bakım ve onarım malzemeleri aldığını belirterek yaptığı harcamalara ilişkin fatura ve fiş sunması ve duruşmada dinlenen tanıkların da sanık savunmalarını doğrulamaları karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde
ortaya çıkarılabilmesi açısından, havuz giderlerinin nereden karşılandığı, ödenek ayrılıp ayrılmadığı hususlarının araştırılmasından ve kurum amirinin tanık olarak beyanına başvurulmasından sonra, dava dosyasının kül halinde bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanık savunmaları da değerlendirilecek şekilde zimmetinde para bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarında rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kamu görevlisi olan sanığın görevi sırasında sahte belgeler düzenlediğinin iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra kamu davası açılması gerektiği ve bu hususun yargılama şartı olduğu gözetilmeden genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sahtecilik suçlarında belgenin sahte olup olmadığının, sahte ise iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinin hakime ve mahkemeye ait bir husus olması nedeniyle söz konusu sahte belge asıllarının huzurda incelenip, yapılan gözlemin zapta geçirilmesi, bu durumun gerekçeli kararda tartışılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümde kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, "Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiğinden takdiren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" denildikten sonra hükmün devamında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul olunan sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/87 sayılı Kararına yönelik katılan Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.