Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/445 Esas, 2016/708 Karar

SUÇ : Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2014 tarihli ve 2014/28304 Soruşturma, 2015/6032 Esas, 2015/5984 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 239 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/445 Esas, 2016/708 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraatine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz istemi; atılı suçtan sanığın cezalandırılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına yöneliktir.

III. GEREKÇE

1.Sanığın üzerine atılı ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 239 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 18.08.2011 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/445 Esas, 2016/708 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

***