"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/346 Esas, 2016/205 Karar
KATILANLAR : S.S. ... Villa Konut Yapı Kooperatifi, ..., ..., ..., ...
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine
SUÇ : Zimmet, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve kooperatif üyesi olan ..., ... ve ...'ün müdahil olarak katılması mümkün olmayıp verilen hükümleri temyiz etme yetkilerinin bulunmadığı, usulsüz olarak kamu davasına katılmalarına karar verilmesi de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden adı geçenler vekillerinin vaki temyiz istemlerinin ve keza Hazinenin görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, bahsi geçen suça yönelik vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklara isnat edilen tüm suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile zimmet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından zarar gören Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde zimmet ve ihaleye fesat karıştırma suçları bakımından müdahil sıfatını kazandıklarına, adı geçen bakanlığın görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükümleri temyiz hakkının bulunduğu da nazara alınarak, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında zimmet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat, katılan ... suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile katılan kooperatif vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının ise kurulan tüm beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde bir bütün olarak görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 09.10.2014 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Yasa'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.