"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/119 Esas, 2014/80 Karar
KATILANLAR : Hazine, ..., ..., ..., ...
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
SUÇ : Zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında), zincirleme olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet, değişen suç vasfına göre zincirleme basit zimmet suçundan sanık ... hakkında mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddelerine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Kanun'un 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu suç yönünden müdahil sıfatını kazandığı nazara alınarak, incelemenin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan ... vekilinin ise sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan ...'in hükümden önce 15.02.2012, ...'ın ise hükümden sonra 04.08.2023 tarihlerinde vefat ettikleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan bakanlık vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma, ... hakkında zimmet suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde sanıklardan ...'ın S.S. ... Beldesi Sulama Kooperatifinde muhasebeci olarak çalıştığı, diğer sanıkların ise farklı dönemlerde aynı kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve üyesi olarak görev yaptıkları, sanıklar hakkında kooperatif adına 2006-2009 yılları arasında tahsil edilen 178.668,40 TL ve 124.288,49 TL aidat paralarını kooperatif kayıtlarına geçirmeyerek, yine kooperatifin Ziraat Bankası hesabından hangi mal ve hizmet alımından kaynaklandığı belli olmayan 107.367,36 TL tutarındaki 18 adet çeki kayıtlarda para çekme işlemi olarak göstermek ve Cazibeli içme ve sulama suyu yapım işiyle ilgili olarak yükleniciye 329.612,28 TL parayı fazladan ödeme yapmak suretiyle zimmetlerine geçirdiklerinden bahisle haklarında açılan kamu davalarında mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuş ise de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında toplanan paraların kooperatifin işleri için harcandığını ve usulsüz harcama bulunmadığını, kooperatifin hesaplarına temyiz dilekçesi ekinde sundukları bazı harcamaların işlenmemiş olduğunu ve bu nedenle hesaplarda açık gözüktüğünü ayrıca bazı sanıkların parasal iş ve işlemlerle kendilerinin ilgilenmediklerini, sanık ...'ın da yönetim kurulu üyesi olmadığına ilişkin savunmaları karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, sanıkların görev yaptıkları yıllara ait kooperatif kayıtları incelenerek temyiz dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgelerinin gider kalemi olarak daha önceden kayıtlara işlenip işlenmediğinin araştırılmasından, sanık ...'ın suç tarihlerinde kooperatifte yönetim kurulu üyesi olup olmadığı ile görev kapsamının belirlenmesinden sonra, sanıkların görev yaptıkları dönemlere ilişkin kooperatifin sağladığı tüm gelirler, savunmalarda geçen harcamalar da dahil tüm giderler, göreve başladıkları ve görevden ayrıldıkları tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; kooperatifin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile giderlerinin belirlenip karşılaştırılması, suç tarihleri itibarıyla kooperatifin parasal işlemlerinin hangi dönemde kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü, her bir isnat yönünden savunmalarda ileri sürülen hususlar ayrı ayrı nazara alınmak ve dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve hangi miktardan hangi sanıkların sorumlu olduğu hususlarında ayrıntılı rapor aldırılması ayrıca sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilen fiillerin zimmet suçunun teselsülü niteliğinde olduğu nazara alınarak sanıkların bu eylemlerinin bir bütün halinde zimmet suçunun içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanık ...'ün, birleşen Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/356 Esas ve 2011/297 Karar sayılı dosyasındaki 03.08.2011 tarihli ve 2011/606 sayılı iddianame okunmadan ve yüklenen suçtan yasal hakları hatırlatılıp sorgusu yapılmadan duruşmaya devamla 5271 sayılı Kanun'un 176 ve 191. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık ... hakkında Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2011 tarihli ve 2010/44 Esas, 2011/408 Karar sayılı hükmü ile zimmet suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2012/11383 Esas, 2013/9701 Karar sayılı ilamı ile onandığı, anılan dosyada suç tarihinin 2004-2009 yılları, iddianame tarihinin ise 14.01.2010 olduğu belirlenmekle, bu dosyanın onaylı bir örneğinin dosya arasına alınmasından sonra eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa 5237 sayılı Kanun'un 247. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işledikleri kabul edilen sanıklardan ..., ..., ... ve ... ile 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ... haklarında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.