"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/289 Esas, 2016/27 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma (sanıklardan ... hakkında 8 kez, ... hakkında 5 kez, ... ve ... hakkında 3 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1 kez), nitelikli dolandırıcılık (sanıklardan ... hakkında 8 kez, ... hakkında 5 kez, ... hakkında 3 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1 kez), icbar suretiyle irtikap ile haksız mal edinme (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER : İcbar suretiyle irtikap suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığı, diğer suçlardan tüm sanıklar hakkında ve sanıklardan ... ile ... yönünden ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçundan da beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/27 sayılı Kararının katılan ... suçtan zarar gören vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2018/11920, 2022/6465, 2018/12764, 2018/12728, 2018/4086, 2022/2226, 2018/12993 ve 2022/7187 Esasına kayıtlı davalar arasında iddia konusu eylemler, suçlar ve bir kısım sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek belirtilen tüm dava dosyaları birlikte incelenmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklara isnat olunan nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin belirtilen suçtan açılan kamu davalarında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre icbar suretiyle irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'na muhalefet (3628 sayılı Kanun) suçlarından açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Birlikte incelemesi yapılan Dairemizin 2018/11920 Esasına kayıtlı davada sanıklardan ... hakkında temyize konu kararın dayanağı olan iddianame ile icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında 26.12.2014 tarihinde beraat kararı verilmiş olması ve verilen bu hükmün Dairemizce onanması hususları da nazara alındığında; katılanlar vekillerinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi kapsamında bir hüküm de olmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz istemleri ile katılan Hazine vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar dışında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince değinilen hususlar dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2014 tarihli ve 2012/1089 Soruşturma, 2014/2826 Esas, 2014/271 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında haksız mal edinme (3628 sayılı Kanun'a muhalefet) ile icbar suretiyle irtikap, isnat edilen her bir olay yönünden ayrı sevk maddesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... hakkında 8 kez, ... hakkında 5 kez, ... ve ... hakkında 3 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2 kez ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1 kez olmak üzere ihaleye fesat karıştırma ile sanıklar ... hakkında 8 kez, ... hakkında 5 kez, ... hakkında 3 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2 kez ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1 kez olmak üzere nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/27 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasına ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına, adı geçen sanığın üzerine atılı diğer suçlar ile bu sanık ... ... dışındaki diğer sanıklara atılı tüm suçlardan, sanıklardan ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde ismi geçen sanıkların ayrıca bu suçtan da beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu halde haklarında beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz incelemesi sırasında nazara alınacak sair nedenlere,
2. Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği; İrtikap suçundan sanık ...'ın cezalandırılması gerekirken hakkında yazılı şekilde karar verilmesinin ve diğer suçlar yönünden eksik inceleme ile beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, temyiz incelemesi sırasında nazara alınacak sair nedenlere,
3. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ise; Katılan bakanlık tarafından proje kapsamında sağlanan teşviklerden yararlanmak amacında olan yatırımcıların mal alımı veya yapım işinden önce öngörülen usule aykırı olarak ilgili firmalarla görüşüp mal aldıklarına ya da inşaatları yaptırdıklarına, daha sonra şekil şartını gerçekleştirmek için temin yoluna gittikleri yüklenici firmalardan gerçeğe aykırı teklif mektupları aldıklarına, her ne kadar ortada gerçek anlamda ihale olmasa ve iddianamede kamu zararı açıkça belirtilmese de bu hususun mahkemece araştırılması gerektiğine, sanıkların belirtilen şekilde hileli hareketlerde bulunarak kamuyu zarara uğrattıklarına, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Tebliğname başlığında ismine yer verilen sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı halde bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu suçlar yönünden mahallinde her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklardan ...'in soy isminin kısa kararda Hazel olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
A. Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümleri dışındaki diğer tüm beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
1. Hukuki ve fiili irtibat sebebiyle birlikte inceleme yapılmasına karar verilen dava dosyaları ile mevcut dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgelere, ihaleye fesat karıştırma suçuna konu edilip kırsal kalkınma yatırımlarını destekleme programı kapsamında yapılan ve "ihale" olarak adlandırılan ancak yatırımcılar tarafından gerçekleştirilip niteliği itibarıyla teşvik veya krediden faydalanmaları hususundaki yıllar bazında çıkarılan tebliğler ve bunlara dayanılarak oluşturulan satın alma kitapları ile imzalanan hibe sözleşmeleri kapsamında temin edilecek malın veya gördürülecek yapım işinin şeklinden ibaret olan sürece, kamu kurumunun bu süreçteki rolünün desteklemeden faydalanacak olanları belirleme ve sürecin kontrolü ile değerlendirmesini gerçekleştirmeye ilişkin olmasına, yine tebliğlerde yer alan yatırımcıların belirlenen usule aykırı işlemlerinin tekrarlanacağı ve uygulama sorumluluklarının kendilerinde olacağı yönünde benzer mahiyetteki hükümlere, iddianamede nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılan suçun dayanağı isnadın yalnızca belirlenen usule aykırı hareket edilmesi sebebiyle yatırımcının teşvikten faydalandırılarak kamu zararına sebebiyet verildiği iddiası olmasına, program kapsamında yapılan tüm işlemlerin katılan bakanlık teftiş kurulu başkanlığı tarafından her zaman denetlenme imkanı bulunması yanında tebliğlerde bu hak ve sorumluluğun da verilmiş olması dikkate alındığında hile unsurunun varlığından söz etme imkanı bulunmamasına, bu kapsamda iddianameye bağlılık ilkesine, tarımsal kalkınma kooperatifleri tarafından gerçekleştirilip iddianamede belirtildiği üzere teşvikten faydalanabilmek maksadıyla belirlenen usulün gerçekleştirilmesi için yapılan formaliteden ibaret işlemlerin şekli ihale olup ihalenin şeklen yapıldığı hallerde ihaleye konu işin daha önceden icra edilmesi nedeniyle ortada gerçek bir ihalenin bulunmamasından dolayı ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşmayacağına göre; mahkemece sanıkların üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı ayrıca sanık ... yönünden haksız mal edinme fiilinin de gerçekleştirildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller bulunmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Diğer taraftan yine mahkeme gerekçesinde değerlendirildiği üzere; suç tarihinde Balıkesir İl Tarım Müdürlüğünde destekleme şube müdürü olarak görev yapan ve iddia konusu süreçlere ilişkin işlemlerin kontrol ve değerlendirme safhasına yönelik bir kısım görevleri olan sanık ...'ın görev gereklerine aykırı hareketlerle gerçekleştirdiği atılı suçları oluşturmayan eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, diğer sanıkların eylemlerinin ise bu suça iştirak niteliğinde olabileceği kabul edilmiştir.
3. Görevi kötüye kullanma ve haksız mal edinme suçları için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 3628 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezaların üst sınırlarına göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4. Dosya kapsamına göre temyize konu kararın dayanağı iddianamede yer alan birden fazla isnat ile birlikte inceleme yapılmasına karar verilen dosyalar yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olasılığı ve bağlantılı dosyalardaki zamanaşımı süresini kesen sebepler de gözetilerek haksız mal edinme suçuna ilişkin sanık ...'ın zamanaşımını kesen son işlem olan 18.11.2015 tarihli sorgusu ile temyiz incelemesi tarihi arasında 8 yıllık olağan, sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabilecek diğer eylemlere ilişkin ise suç tarihleri ile temyiz incelemesi tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.06.2014 tarihli iddianamede sanıklardan ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun ve bu suça ilişkin sevk maddesinin gösterilmediği, bu itibarla adı geçen sanıklar hakkında usulüne uygun kamu davası açılmadığı halde söz konusu suçtan da beraat hükümleri kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi,
Sanık ...'in hükümden sonra 09.09.2019 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Hükümlerin bozulmasını gerektirmiştir.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz istemleri ile katılan Hazine vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/27 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık, sanık ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümleri dışındaki diğer beraat hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/27 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık, sanık ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen ve sair yönleri incelenmeyen beraat hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.