Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2009/300 Esas, 2014/273 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına mal edinmesi ya da kullanması gerektiği gözetildiğinde, Vakıflar Kanunu'ndan ayrı kendi özel kuruluş yasası olan 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa göre kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının, anılan Yasanın 1 ve 7/1. maddelerinde yer alan "Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek, ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdi ve ayni yardımda bulunmak" amaçları nazara alındığında faaliyetlerinin kamusal faaliyet niteliğinde olduğu, anılan Yasanın 4 ve 8. maddelerinde sayılan vakfın gelirleri arasında genel bütçeden ayrılan ödenek ve hasılatların da bulunduğu, keza bu Kanunun 7/2. maddesine göre de sınırlı biçimde sayılmış olan kamu görevlilerinin sıfatları gereği mütevelli heyetinde yer aldıkları, bu kişiler dışında kalan vakıf çalışanlarının ise kamu görevlisi olarak kabul edilemeyecekleri gözetildiğinde kamu görevlisi sıfatı olmayan sanığın ... Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yardıma muhtaç vatandaşlara verilecek paranın dağıtılması ile görevlendirildiği, yardım alacak bir kısım kişilere ödeme yapması gerekirken hiç ödeme yapmadığı, bir kısmına da eksik ödeme yapmasına rağmen tam ödeme yapmış gibi imza attırarak arada oluşan farkı mal edinmek suretiyle gerçekleştirmiş olduğu eylemlerinin zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,

Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre de;

Sanığın zimmet eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği kabul edilmesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmaması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken katılan sıfatı bulunmayan Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak sanık hakkında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***