Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

...

SUÇ : Rüşvet alma ve rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suçlara iştirak

HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.03.2023 tarihli ve 2018/16-126 Esas, 2023/130 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, haklarında dinleme kararı bulunan ve bulunmayan sanıklar arasında gerçekleştirilen telefon konuşmaları ve mesajlaşmalarla ilgili olarak ilk tespitin hemen akabinde 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca dinleme kararı da alınmaması halinde bu görüşme kayıtlarının aynı Kanun'un 138. maddesi kapsamında tesadüfen elde edilen delil mahiyetinde olacağı, bu itibarla ancak sanıklar arasında ilk tespit edilen konuşma veya mesajların delil olarak değerlendirilebileceği, diğer görüşme kayıtlarının ise delil olarak kullanılamayacağı, elde edildikleri tarihte yürürlükte bulunan kanunlara uygun olarak tespit edilmeyen kanıtların da hukuka uygun delil olduklarından söz edilemeyeceği nazara alınmak suretiyle somut olaydaki iletişim tespiti tutanaklarının ve bu tutanaklara istinaden elde edilen savunmalar ve tanık beyanlarının delil değerinin ortaya konulması ve ispat sorununun bu şekilde çözümlenmesi gerektiği dikkate alındığında, tespit edilen ilk konuşma ve mesajların suç unsuru teşkil edip etmediği de değerlendirilmek suretiyle sanıklar arasındaki tüm iletişim tespiti tutanakları getirtilip irdelenerek bu tutanaklara istinaden toplanan bilgi ve belgeler ile beyanların suçun sübutunda delil olarak kullanılıp kullanılamayacağının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, öte yandan bozma ilamında belirtildiği şekilde tesadüfi elde edilen iletişimin tespiti kayıtları dışlanarak mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçları işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği belirtilmiş ise de, bu mevcut delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle açıklanmadan, sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen rüşvet alma suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uygulanırken 1. fıkradaki hangi hak ve yetkinin kötüye kullanıldığının ve yasaklandığının kararda açıkça gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde neden olunması,

Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafii ile diğer sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***