"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/381 Esas, 2021/15 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
... yetkililerinin, kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'ın vefatından sonra kooperatifte usulsüz işlemler yapıldığının farkına varmaları, bu konuda araştırma yaptıkları sırada muhasebe kayıtlarında görünmeyen senetlere ilişkin kooperatif aleyhine icra takibine başlandığını öğrenmeleri şeklinde gelişen olayda; sanığın eyleminin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranış niteliğinde olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, basit zimmet kabulü ile eksik ceza belirlenmesi,
... yönetim kurulu üyesi olan sanığın, kooperatifin borcu bulunmadığı halde kooperatif eski yönetim kurulu başkanı olan müteveffa ... ile birlikte düzenleyerek kooperatif müteahhidi ...'e verdiği senetlere ilişkin ...'in yaptığı icra takibi nedeniyle kooperatif tarafından açılan menfi tespit davasında, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2009/268 Esas, 2017/770 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne ancak suça konu senetler bakımından kooperatifin müteahhit şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tamamlanmış suçtan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olması, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması, dosya kapsamına göre somut olayda suça konu tüm bonoların düzenleme tarihinin 01.09.2008 olduğu, bonoların farklı tarihlerde düzenlendiğine veya kullanıldığına dair kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın korunmasına ilişkin hükümde "Sanık hakkında hükmolunan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasının 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, "Sanık hakkında hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin yazılması,
Sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan verilen 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasının miktarı itibarıyla uygulanmasına yasal imkansızlık bulunduğu halde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 09.09.2014 tarihli hükümdeki kazanılmış hakları korunarak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.