Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılanlar vekillerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2015/405 Esas, 2017/350 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/2475 Esas, 2018/3285 sayılı Kararı ile katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği, sanığın bir kısım vatandaştan elden para aldığı ancak eksik yatırdığı, bir kısım parayı kendi zimmetine geçirerek hazinenin zarara uğramasına sebep olduğu, sanığın paraların bir kısmını kendi üzerine almasının aynı zamanda zimmet suçunu oluşturduğu ve sair hususlara ilişkindir.

Katılan ... Vergi Dairesi Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu EVDO sistemini kendisinin menfaatine kullandığı ve vatandaştan aldığı parayı zimmetine geçirdiği ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Manisa ilinde Alaybey Vergi Dairesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olan ve para tahsili görevi bulunmayan sanığın, araçların sistemdeki bilgilerini değiştirmek suretiyle motorlu taşıtlar vergisini düşük göstermesine rağmen verginin tamamını vatandaştan elden alarak düşük tutardaki ücreti vezneye yatırdığı ve aradaki meblağı uhdesinde tuttuğu, Hazinece eksik kalan tutarların vatandaştan tahsili yoluna gidildiği ancak bir kısım vergi borcunun zamanaşımına uğraması nedeniyle Hazinenin zarara uğratıldığı, bu suretle sanığın zimmet ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, mahkemece sanığın para tahsil görevinin bulunmaması nedeniyle zimmet suçunun oluşmadığı ancak eylemlerinin iddianamede de anlatımına yer verilen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağından bahisle zimmet suçundan beraatine karar verilmişse de; aynı eylem yönünden tek hüküm kurulması gerekirken, vasfın bölünemeyeceği ilkesine aykırı olarak güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmolunmasının yanı sıra ayrıca zimmet suçundan beraatine karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.02.2025 tarihinde karar verildi.

***