"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1421 Esas, 2021/877 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2018/413 Esas, 2020/149 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2020/1421 Esas, 2021/877 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince beraat hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile aynı maddenin "e" bendi uyarınca beraatine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Katılan vekillinin temyiz istemi; suçun unsurları oluşmasına karşın eksik inceleme ile sanığın beraatine yönelik hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III.GEREKÇE
Sanığın beraat hükmünün gerekçesine yönelik temyizde hukuki yararı bulunduğundan tebliğnamedeki ret öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Karar başlığında 27.08.2015 olarak gösterilmiş ise de, dosya kapsamına göre suç tarihinin 26.03.2010 olduğu, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2024 tarihinde karar verildi.