Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/778 Esas, 2020/852 Karar

KATILANLAR : Hazine, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1. Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/633 Esas, 2019/729 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1-2, 62/1, 52/2 ve 53/1. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay hapis ve 2604 tam gün karşılığı 52.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2020/778 Esas, 2020/852 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve re'sen dikkate alınacak sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı, bu bağlamda 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması gerekeceği, buna bağlı olarak somut olayda İlk Derece Mahkemesince zincirleme suç hükümleri uyarınca verilen cezadan suçun mağdurunun kamu olduğu gözetilerek tek arttırım yapılması gerekirken, kazanç karşılığı borç alan suçtan zarar gören kişiler de mağdur olarak kabul edilerek yanılgılı değerlendirmeyle sanık hakkında iki kez zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiği nazara alınmadan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,

Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın, önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması yerine, artırılmış ceza üzerinden artırım yapılarak fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.12.2024 tarihinde karar verildi.

***