"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/207 Esas, 2014/198 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören vekili, sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre icbar suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanık ... hakkında verilen hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu sanık yönünden müdahil sıfatını kazandığı ancak Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle tüm sanıklar bakımından konut dokunulmazlığının ihlali ve kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçlarından açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma ve bu suçlardan kurulan hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin REDDİNE, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. madde ve fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. madde ve fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı nazara alınarak, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek, sanık müdafinin bu husustaki temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin katılan vekilinin sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan, sanıklar müdafilerinin ise tüm suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanıklardan Mahmut ve Mehmet hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.06.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar Barbaros ve Mahmut hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğindeki icbar suretiyle irtikap suçuna iştirak eden diğer kişiler azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri halde kamu görevlisi olmayan sanık ... hakkında fail olarak hüküm kurulması, sanığın azmettiren konumunda olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca cezasının infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının "2-a" bendine "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca takdiren 2 yıl 1 ay süre ile bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün ise DOĞRUDAN ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Kamu görevlisi olmayan kişilerin özgü suç niteliğindeki icbar suretiyle irtikap suçuna 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri gözetilmeden, sanığın fail olarak cezalandırılmasına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere BOZULMASINA 14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.