Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/60 Esas, 2021/246 Karar

SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜMLER : Zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/60 Esas, 2021/246 sayılı Kararının suçtan zarar görenler vekilleri ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre irtikap suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin suçtan zarar görenler vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2011 tarihli, 2011/2-148 Esas ve 2011/155 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince gerek yüze karşı gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, merci ve şekillerinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 10.06.2021 tarihli kararda ise sanık ...'ın yüzüne karşı verilen hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre hükmün tefhiminden itibaren bir hafta olmasına karşın "tefhiminden itibaren on beş gün içerisinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı ve bu itibarla sanık ... müdafiinin 21.06.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.

Hazine vekilinin 09.09.2021 havale tarihli dilekçesinin, aleyhe temyiz iradesi içermediği, sadece katılma talebine yönelik olduğu ve bu itibarla incelemenin katılan ... vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Tayin olunan cezaların miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiilerinin vaki duruşma istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği ayrı ayrı reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2012 tarihli ve 2012/3912 Soruşturma, 2012/1765 Esas, 2012/160 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında cebri irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

... Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2014/293 Esas, 2015/19 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı dört kez 2 yıl 1'er ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiş, hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.01.2021 tarihli ve 2020/2844 Esas, 2021/77 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu kararlar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tayini yerine alt sınırdan ceza tayin edildiğine, kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ile sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna,

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığa isnat edilen olaylarda irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, bozma sonrası mağdurlar dinlenmeden ve zarar konusunda araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, keza müvekkili hakkında şartları oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; müvekkili hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, bozma kararı öncesi vermiş olduğu temyiz dilekçesini tekrar ettiklerine ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihlerinde ... İl Özel İdaresi ruhsat bürosunda görev yapan sanıkların, iş yeri açma ruhsatı almak için başvuruda bulunan mağdurlar ... ve ...'den ruhsat harcının yanında Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmek üzere kendilerine elden para verilmesini, mağdur ...'ın iş yerine giderek de SGK borcu bulunduğunu, daha fazla ceza ve faiz işlememesi için kendilerine ödeme yapılmasını istedikleri, diğer mağdur ...'den ise işlemler için para istedikleri ve bu şekilde dört mağdura karşı manevi cebir uygulayarak para aldıkları iddialarıyla haklarında icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; bozma ilamına uyulmak suretiyle sanıkların eylemlerinin ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan cezalandırılmaları yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Kararın kesinleşmesini müteakip, 5271 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı Kanun'un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yargılama giderleri tahsil edildikten sonra kalan teminat miktarlarının sanıklara iadesine karar verilmesi gerekirken bu konuda sadece 5271 sayılı Kanun'un 113 üncü ve 115 inci maddeleri uyarınca işlem yapılmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/60 Esas, 2021/246 sayılı Kararına yönelik katılan ... vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının (E) bendindeki güvence bedeline dair bölümün çıkarılarak yerine; "Güvence parası olarak yatırılan miktarların; karar kesinleştikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı Kanun'un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yargılama giderlerinin tahsil edilmesinin ardından kalan teminat miktarlarının sanıklara ayrı ayrı geri verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.

***