"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/187 E., 2016/120 K.
SUÇLAR : İkna suretiyle irtikap (iki kez)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (iki kez)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2015 tarihli ve 2015/2473 Esas, 2015/5132 Soruşturma, 2015/186 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ayrı ayrı dört kez cezalandırılması ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanması, 63 üncü maddesi uyarınca gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubu talebiyle kamu davaları açılmıştır.
B. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/120 sayılı Kararı ile sanık hakkında mağdur ... ve katılan ...'a yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş, şikayetçiler ... ve ...'a yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; her iki mağdura yönelik suçun oluşmadığı, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleriyle verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanığın Maçka Belediyesi Fen ve İmar İşleri Müdürlüğünde yetkili inşaat mühendisi olarak görev yaptığı, 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerle birlikte 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği ve Trabzon İli idari sınırlarının Büyükşehir ilan edilmesi ile birlikte köylerin mahalle statüsüne dönüşmesi nedeniyle mahallelerde bulunan yapılar için ruhsat alınması gerektiği, sanığın ruhsat almak amacıyla müracaat eden mağdur ... ve katılan ...'ten işlem ücreti olarak 500 TL alınması gerekirken 4.000'er TL para talep ederek bu paraları tahsil etmek suretiyle her bir mağdura yönelik ayrı ayrı ikna suretiyle irtikap suçunu işlediğinden bahisle ayrı ayrı cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; sanık hakkında mağdur ... ve katılan ...'a karşı eylemleri nedeniyle iki kez mahkumiyet, temyiz dışı mağdurlar ... ve ...'e karşı eylemleri nedeniyle de beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanık hakkında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine her bir mağdura yönelik olarak ikna suretiyle irtikap suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Mağdur ve katılanın ekonomik durumlarının tespit edilmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında anılan bentteki tüm hak ve yetkilerin yasaklanması gerekirken sadece memuriyet hak ve yetkilerinin yasaklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uygulanırken hüküm fıkrasında 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi keza infazda tereddüt oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen hak mahrumiyetine ilişkin sürenin belirlenmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/120 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.