"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2016 Esas, 2019/147 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla katılan vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin verilen karara yönelik incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2017/302 Esas, 2018/90 sayılı Kararı ile; sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c; zimmet suçundan açılan kamu davasında ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereği ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
2)Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılama neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/2016 Esas, 2019/147 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığa verilen paraya ilişkin ispat yükünün sanıkta olduğuna, acele işlerden olması sebebi ile sanıktan makbuz alınmadığına, sanığın banka hesap ekstreleri istenerek bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğine, mahkemece temyiz masraflarının yatırılıp yatırılmadığına ilişkin hiçbir araştırma yapılmadan sanık beyanları ile yetinilerek karar verildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılan şirketin kısmen aleyhine olan Antalya 5. İş Mahkemesi kararını temyiz etmeme ve teminat bedeli olarak aldığı 5.000 Türk Lirasını iade etmeme eylemleri nedeniyle zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmiş ise de; sanığın savunmasında, dava sürecinde katılan şirket müdürü Zeynep Kaba ile değil eşi Mustafa Kaba ile iletişimde olduğunu, teminat bedeli olarak 5.000 Türk Lirasını almadığını ve Mustafa Kaba'nın kendisine temyiz harcını karşılayamayacak durumda olduğunu belirtmesi nedeniyle kararı temyiz etmediğini, müvekkilinin bu yönde bir talimatı olduğunu kendisiyle aynı ofiste çalışan avukat arkadaşı Mehmet Cankar'ın da bildiğini beyan etmesi ve yine şirket müdürü Zeynep Kaba'nın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, parayı sanığa elden verirken yanlarında eşinin olduğunu beyan etmesi karşısında; şirket müdürü Zeynep Kaba, eşi Mustafa Kaba ve Mehmet Cankar'ın tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.