"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3205 Esas, 2019/744 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2017/51 Esas, 2018/172 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/3205 Esas, 2019/744 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrası değiştirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık lehine beyanda bulunan tanıkların dikkate alınmadığına, tüm paraların ilgilisinin imzası karşılığı ödendiğine, oluşan şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve Yargıtayca re'sen gözetilecek sebeplerle sanık hakkında verilen karara yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin uygulanması ile bulunan "7 yıl 6 ay" hapis cezasının aynı Kanun'un 43. maddesine göre artırımı sonrasında hesap hatası yapılarak cezanın "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi sonuç ceza miktarı değişmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesince değiştirilen aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince yasaklama kararına ilişkin hüküm fıkrasında yasaklama süresinin, tayin olunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeden "3 yıl 10 ay 26 gün" yerine "3 yıl 10 ay 22 gün" olarak eksik tayini ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.