Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/53 Esas, 2014/190 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

KATILANLAR : ..., ..., ..., ...

SUÇLAR : Zimmet, görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan beraat

TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ve suçtan zarar gören vekilleri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı kanun) 237. maddesine göre atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen, kooperatif üyeleri ..., ..., ... ve ...'ın müdahil olarak katılmaları mümkün olmayıp verilen hükümleri temyiz etme yetkilerinin bulunmadığı, usulsüz olarak kamu davasına katılmalarına karar verilmesi de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden adı geçenler vekillerinin vaki temyiz istemlerinin öte yandan sanık ... müdafiinin tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan, duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı kanun) 317. ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin suçtan zarar gören ... vekilinin tüm hükümlere, müdafiilerinin ise sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıklar hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifinin her iki suçun zarar göreni olarak açılan kamu davalarına katılma hakkının olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kamu davasına dayanak teşkil eden Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2010 tarihli ve 2010/299 sayılı iddianamesinde yönetim kurulu başkanı olan sanık ... hakkında herhangi bir suçtan sevk maddesi gösterilmediği, aynı şekilde Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/123 Esas, 2010/106 sayılı görevsizlik Kararında da adı geçen sanık hakkında bir sevk maddesinin yer almadığı, bu itibarla usulüne uygun kamu davası açılmadığı halde zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, suçtan zarar gören ... vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***