Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇ : Rüşvet alma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Hazinenin rüşvet alma suçunun zarar göreni olduğu ve kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak katılma isteği hususunda ilk derece mahkemesince olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, 3628 sayılı Kanun'un 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde yürürlükte bulunan 18/2. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1)İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/343 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet alma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

2)Sanıklar müdafii ile katılan ... suçtan zarar gören vekillerinin istinaf istemi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2019/237 Esas, 2019/1066 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz istemi; toplanan tüm bilgi ve belgeler ile dosya kapsamından sanıklar tarafından atılı suçun işlendiğine dair yeteri kadar delil bulunduğuna, sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Suç tarihinde polis memuru olan sanıkların, ... ilçesinde yabancı uyruklu bir kadınla aynı evde bulunan şikayetçinin evine giderek şikayetçiye fuhuş ile ilgili işlem yapacaklarını, kimliği belirsiz yabancı uyruklu kadın hakkında da sınır dışı işlemleri başlatacaklarını söyledikleri, yapmaları gereken işlemleri yapmamaları karşılığında şikayetçiden 3.000,00 TL, ertesi gün ise 1.000,00 TL aldıkları isnadıyla açılan davada delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verilmişse de; şikayetçi ...'in kovuşturma aşamasında dinlenmediği, olayın aynı zamanda tanığı da olması nedeniyle adı geçenin adres araştırması yapılarak, adresinin tespitini müteakip duruşmada dinlenmesi, soruşturma evresindeki beyanlarında bahsettiği yabancı uyruklu kadının kimlik bilgileri ve adresinin kendisinden sorularak belirlenmesi sonrasında mümkünse anılan kişinin de tanık olarak beyanına başvurulmasından, sanıkların savunmalarında "... İlçesi ... Caddesi ...numaralı" adreste aile içi şiddet ihbarına yönelik anons yapıldığını ancak oradaki vatandaşların yönlendirmesiyle başka bir binadaki şikayetçinin bulunduğu daireye gittiklerini iddia etmeleri karşısında, 27.11.2017 tarihli tutanak ile sanıkların ihbar geldiğini iddia ettiği adreste herhangi bir ikametin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılarak 155 anons kayıtlarının mevcut olup olmadığının, ihbar edilen adrese herhangi bir ekibin sevk edilip edilmediği hususlarının sorularak, şayet bir ekip sevk edilmiş ise olaya ilişkin ne tür işlemler yapıldığının araştırılmasından sonra sanıkların hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi gereği İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.09.2024 tarihinde karar verildi.

***