"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1785 Esas, 2019/2542 Karar
SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi, hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanık ... hakkında Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2017/120 Esas, 2019/249 sayılı Kararı ile kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm ve bu hükme yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b madde-bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alınarak sanık ... müdafiinin bu konudaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin bu suçtan kurulan tüm hükümleri, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2017/120 Esas, 2019/249 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5 yıl süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına, ...'un aynı Kanun'un 247/1, 247/2, 43/1, 39 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ...'nin 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 11.12.2019 tarihli ve 2019/1785 Esas, 2019/2542 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet hükmündeki 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin bent düzeltilmek suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine, ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında beraat hükmü kurulmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ... ve ...'un atılı suça iştirak ettiklerine, sanık ... hakkında kazanç müsaderesi kararı verilmemesinin kanuna uygun olmadığına ve sair hususlara yöneliktir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık yönünden yasal tevdi unsurunun oluşmadığına, eylemin yanlış vasıflandırıldığına ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı ile ... hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine hükmolunmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden
Suç tarihinde ... Müftülüğünde mutemet olarak görevlendirilen sanık ...'in, kamu görevlisi olmayan ve gıda toptancılığı yapan sanık ...'tan gerçekte olmayan mal alımlarını yapmış gibi göstererek ödemeler yaptığı, kurum personelinin hak ettiği maaş, ek ders, fazla mesai gibi ücretlerden kesinti yaparak eksik ödemelerde bulunduğu, birtakım haksız tahakkuklar yapmak suretiyle gerçek olmayan ödemeleri kendi hesabına aktardığı, yapması gereken bazı ödemeleri ise geç yaptığı ve bu suretle ...'in zimmet, ...'un ise zimmete yardım etme suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanık ...'un müftülüğe ürün teslimi yaptığını belirterek buna ilişkin fatura fotokopileri sunması ve teslime dair tanıklarının olduğuna yönelik savunması karşısında, ..., ... ve ...'un herhangi bir mal teslimi olmadan söz konusu paranın ödendiğine yönelik beyanda bulundukları gözetilerek; sanık ...'un firmasına ait suç tarihlerini kapsar şekildeki ticari defter ve belgeleri ile muhasebe kayıtlarının getirtilmesi, iaşelerin Kur'an kurslarına dağıtıldığına dair beyanlar nazara alınarak ... Müftülüğüne bağlı, kanaat edinmeye yetecek sayıda, Kur'an kurslarından suç tarihlerine göre herhangi bir iaşe eksikliği olup olmadığı araştırıldıktan sonra bu isnat yönünden sübutun tartışılması keza sanık ...'in sahte belgeler düzenleyerek gerçeğe aykırı şekilde hak sahiplerine fazladan ücret tahakkuk ettirip bu tutarların kendi hesabına yatırılmasını sağlayarak haksız kazanç elde etme şeklindeki eylemlerinin, yasal tevdi unsuru bulunmadığı ve sanığın bu paralar üzerinde koruma ve gözetim sorumluluğunun da olmadığı gözetildiğinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, hak sahiplerine ödenmek üzere hazineden talep edilen ücretleri eksik ödeme ve kalan kısmı mal edinme suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin ise temellük zimmeti, ayrıca denetim tarihi itibarıyla uhdesinde para bulunmayan, sanığın herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet, denetim veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden yatırdığı paradan elde ettiği nemanın kullanma zimmeti suçunu oluşturacağı, kullanma zimmetinde suçun konusunun kullanma ile elde olunan yarar (nema) olması karşısında, bu miktarların yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle ayrı ayrı belirlenmesi ve zimmet ile zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerde katılan vekili ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen kararların, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2025 tarihinde karar verildi.