Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/855 Esas, 2019/3151 Karar

KATILANLAR : Hazine, Sağlık Bakanlığı

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2015/638 Esas, 2018/171 sayılı Kararı ile sanığın ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.10.2019 tarihli ve 2019/855 Esas, 2019/3151 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekillerinin temyizi, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir.

III. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, "d" bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan, bu nedenle dolaylı failliğe elverişli bulunmayan ve aynı Kanun'un 235/2-(a-4) maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif veren sanık tarafından işlenemeyeceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması ve suça konu sahte faturanın ihale makamına verilmesi eylemiyle ilgili olarak özel belgede sahtecilik suçundan ayrıca hüküm kurulduğu da gözetildiğinde ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurlarının oluşmadığı ancak davaya konu ihale nedeniyle kamu zararına da neden olunmadığı nazara alındığında; sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 18.10.2011 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesinin (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2024 tarihinde karar verildi.

***