Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1042 Esas, 2019/1774 Karar

SUÇ : Zincirleme tefecilik

HÜKÜM : Sanıklardan .... ve .... hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahmumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, .... ve ..... hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 10.04.2012 tarihli, 2011/2-298 Esas ve 2012/143 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edildiği halde davaya katılmayan ve bu nedenle temyiz hakkı bulunmayan şikayetçi Hazine adına vekilinin hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı,

Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı,

Anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar ... ve ... hakkında verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanıklar müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kale (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2017/15 Esas, 2018/127 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.

2.Sanıklar müdafiinin, katılan ... vekilinin ve şikayetçi Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.10.2019 tarihli ve 2019/1042 Esas, 2019/1774 sayılı Kararı ile şikayetçi Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine, sanıklardan ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince zincirleme tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince zincirleme tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak adı geçen sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi, sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmuş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve atılı suçtan beraatine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.10.2019 tarihli ve 2019/1042 Esas, 2019/1774 sayılı Kararına yönelik şikayetçi Hazine vekilinin temyiz talebi ile sanıklar ... ve ... müdafiinin kesin nitelikteki kararlara ilişkin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesinin (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “Hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar ... ve ... kendilerini aynı vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 2.725,00 TL maktu avukatlık ücretinin Hâzineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kale (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi

***