"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/828 Esas, 2020/979 Karar
KATILANLAR : ..., ...
SUÇLAR : Zimmet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/245 Esas, 2020/5 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay hapis cezası, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 155/2, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis ve 2041 gün karşılığı 40.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/828 Esas, 2020/979 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, hazır bulunmadıkları celsede karar verilmesinin savunma hakkına müdahale olduğuna, temel cezaların belirlenmesinde alt sınırdan fazla uzaklaşarak ceza tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, istinaf başvurularının matbu gerekçelerle reddedildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A-Zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 247/1. maddesi uyarınca tayin edilen "9 yıl 6 ay hapis cezası"nın aynı Kanun'un 43/1. maddesine göre 2/5 oranında artırımı sırasında hesap hatası sonucu, cezanın "11 yıl 27 ay 18 gün" yerine "13 yıl 3 ay 18 gün" ve buna bağlı olarak 62/1. maddesine göre yapılan 1/6 oranında indirim sonrasında sonuç cezanın "10 yıl 13 ay" yerine hatalı olarak "11 yıl 1 ay" olarak fazla tayini,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden;
Diyarbakır 4. noter vekili olarak 29.06.2018 ile 01.11.2018 tarihleri arasında görev yapan sanığın, bu süre içinde Türkiye Noterler Birliğine yatırılması gereken 2.406.06 TL aidat ile 84.824,69 TL safi geliri yatırmadığı iddia ve kabul olunan somut olayda; noter olmayan sanığın, görevi nedeniyle kendisine tevdi olunan ve Türkiye Noterler Birliğine ödenmesi gereken parayı mal edinmesi şeklinde sübut bulan eyleminin kül halinde zimmet suçunu oluşturduğu, bu suçtan ayrıca hüküm kurulduğu bu itibarla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçtan ayrıca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi uyarınca tayin edilen "4 yıl 6 ay hapis cezası"nın aynı Kanun'un 43/1. maddesine göre 2/5 oranında artırımı sırasında hesap hatası sonucu, cezanın "4 yıl 27 ay 18 gün" yerine "6 yıl 3 ay 18 gün" ve buna bağlı olarak 62/1. maddesine göre yapılan 1/6 oranında indirim sonrasında sonuç cezanın "4 yıl 15 ay" yerine "5 yıl 3 ay" olarak belirlenerek fazla ceza tayin edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1- Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (A) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "11 yıl 1 ay" ibaresinin "10 yıl 13 ay" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2024 tarihinde karar verildi.