"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3622 Esas, 2019/2371 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : a) Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve
2015/425 Esas, 2017/668 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında
ceza verilmesine yer olmadığına,
b) Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin
18.10.2019 tarihli ve 2018/3622 Esas, 2019/2371 sayılı
Kararı ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un
280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca
sanıkların beraatine şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilen
hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/3622 Esas, 2019/2371 sayılı Kararının sanık ... müdafii ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği diğer yandan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2 nci maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2 nci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, (d) bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (bir) numaralı alt bendi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlileri tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında; ihale sürecinde görev alan kamu görevlileri hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2015 tarihli ve 2012/9525 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek ihaleye katılan istekli konumundaki sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık ... müdafiinin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.07.2015 tarihli ve 2012/9525 Soruşturma, 2015/2650 Esas, 2015/2251 numaralı İddianamesi ile; sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve üçüncü fıkrasının (b) bentleri ile 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılmaları, haklarında 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2015/425 Esas, 2017/668 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (d) bendi gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/3622 Esas, 2019/2371 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların beraatine şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilen hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olması nedeniyle sadece bu taleple sınırlı inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/3622 Esas, 2019/2371 sayılı Kararına yönelik şikayetçi ...'ın temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/3622 Esas, 2019/2371 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince hüküm fıkrasına; "Kendisini vekille temsil ettiren sanık ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 1.980,00 TL'nin Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.