Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/270 Esas, 2021/197 Karar

SUÇ : İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Dairemizin 10.07.2018 tarihli ve 2017/6853 Esas, 2018/5227 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, dosya kapsamı ve somut olayın oluş şekline göre sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere yasanın öngördüğü anlamda icbar ve ikna boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ancak suç tarihlerinde Kuzeytepe Belediyesinde meclis ve encümen üyesi olan sanıkların, adı geçen belediye tarafından ihale yoluyla satışa çıkartılan taşınmazların şikayetçiler ... ... ve ... tarafından satın alınmasının sağlanması amacıyla 10.000 TL para talep etme şeklindeki eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya teşebbüs etmesi suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 03.01.2012 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***