Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/150 Esas, 2021/255 Karar

SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, zimmet

HÜKÜMLER : Beraat (tüm sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanıklar ... ve ... hakkında zimmet, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından), mahkumiyet (sanık ... hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullama suçlarından)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı anlaşılmakla, vekilinin anılan suçlardan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin ve ... Köyü Kalkındırma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...'ın 14.11.2013 havale tarihli dilekçe ekinde sunduğu karar gereğince, dava ve şikayet haklarından feragat ettiklerini bildirmesi karşısında, katılan sıfatı dolayısıyla kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunmayan kooperatif vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; müdafiinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet, katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet, katılan Bakanlık vekilinin tüm hükümlere yönelik temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1)Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, ... ile ... hakkında aynı suçtan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel nitelikte sabıkasının bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin bendinde yasaklılık süresine ilişkin ceza miktarının "8 ay 10 gün" yerine "6 ay 7 gün" olarak yazılması aynı bent kapsamında yasaklılık süresinin "250 gün" olarak belirlenmesi karşısında mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü ile diğer sanıklar hakkında delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafiinin, katılanlar Hazine ile ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2)Tüm sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Tüm sanıklara isnat olunan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve sanık ...'e isnat olunan resmi belgede sahtecilik suçlarının 5237 sayılı Kanun’un 257/2 ve 204/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezalarının üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi oldukları sanıklar ..., ... ve ... yönünden son suç tarihi olan 31.12.2006 ile incelemeye konu hüküm tarihi arasında, sanıklar ..., ... ve ...'in eylemleri yönünden ise son suç tarihi olan 22.10.2009 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***