Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/692 Esas, 2016/343 Karar

ŞİKAYETÇİ : Hazine

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.04.2014 tarihli ve 2014/1351 Soruşturma, 2014/1147 Esas, 2014/536 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/343 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafii, mağdur beyanı ve tanık anlatımları ile kanaate varıldığını, başka bir araştırma yapılmadığını, bu sebeple kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

2.Şikayetçi Hazine vekili, katılma talebinin kabulüne karar verilmesi ile hapis cezasının ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mağdurun, sanıktan 10.000 TL borç para aldığı, buna karşılık sanığa 15.000 TL tutarında senet verdiği, borcunu ödemesine rağmen sanığın senedi geri vermediği, kendisini senedi icraya koymakla tehdit ettiği ve sanığın tefecilik yaptığı iddiası ile açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabulüyle tefecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/343 sayılı Kararına yönelik şikayetçi Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname ve ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.11.2023 tarihinde karar verildi.

***