Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2009/108 Esas, 2009/225 Karar

SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs

HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2014 tarihli ve 2009/108 Esas, 2009/225 sayılı ek Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunulması karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Katılan Hazine vekilinin 28.07.2020 tarihli dilekçesinin katılma talebine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2006 tarihli ve 2006/57675 Soruşturma, 2006/10891 Esas, 2006/1022 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi delaletiyle 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması ve 63 üncü maddesi gereği mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2007 tarihli ve 2006/209 Esas, 2007/306 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

3.Bahse konu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.02.2009 tarihli ve 2008/11172 Esas, 2009/961 sayılı Kararı ile; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562 nci maddesinin birinci fıkrası ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve on dördüncü fıkrasında yer alan soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma şartının kaldırılması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde değerlendirilmesi amacıyla sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına hükmedilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 14.07.2009 tarihli ve 2009/108 Esas, 2009/225 sayılı Kararı ile; sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca sanığın şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirmiş olduğu sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsubuna hükmedilmiş, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.

5.Sanığın, 19.11.2011 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Zara Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli, 2012/6 Esas ve 2012/130 sayılı Kararı ile tecziyesine karar verilmiş, bu kararın 18.09.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından vaki ihbar üzerine ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2014 tarihli ve 2009/108 Esas, 2009/225 sayılı ek Kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca sanığın şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirmiş olduğu sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsubuna hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri, somut olayda rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığı, kastının bulunmadığı, suçun zamanaşımına uğradığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde, ... plaka sayılı aracın Jandarma Komutanlığı trafik devriyesi tarafından yol kontrol çalışması sırasında durdurulduğu ve belgelerinin noksan olduğunun tespit edilmesi nedeniyle idari para cezası düzenlendiği sırada uygulama yerine gelen ve aracın sahibi olduğunu belirten sanığın 5 adet 100 TL'lik banknotu kolluk amirine vermeye çalışarak rüşvet vermeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.

Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında ... 8. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 14.07.2009 tarihli ve 2009/108 Esas, 2009/225 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilmeksizin 14.09.2009 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 24.01.2014 tarihli hükmün kurulduğu,

3628 sayılı Kanun'un 17 nci ve 18 inci maddelerine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.07.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye karar tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği, bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmeden açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2014 tarihli ve 2009/108 Esas, 2009/225 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.

***