"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/472 Esas, 2021/295 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.11.2012 tarihli ve 2012/23100 Soruşturma, 2012/22198 Esas, 2012/9882 numaralı İddianameyle sanık hakkında tefecilik ve tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2014 tarihli ve 2012/866 Esas, 2014/383 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan zincirleme suç hükümleri iki kez uygulanmak suretiyle mahkumiyetine, tehdit suçundan beraatine hükmedilmiştir.
3.Sanık müdafiinin mahkumiyet hükmünü temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/1264 Esas, 2020/1445 sayılı Kararı ile iki kez zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin yeniden değerlendirilmemesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2020/472 Esas, 2021/295 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci ve 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, senet borçluları dinlenerek sanığın eyleminden kazanç sağlayıp sağlamadığının denetlenmesi gerektiğine, şikayetçilerden ... ve ...'in kovuşturma aşamasındaki beyanlarına nazaran soruşturma aşamasındaki beyanlarına hangi nedenle itibar edildiğinin karar yerinde tartışılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmaksızın şikayetçilere vade farkı adı altında bir miktar eklemek sureti ile nakden borç verdiğinin şikayetçilerin soruşturma aşamasındaki beyanları ile doğrulandığı gerekçesi ile zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/1264 Esas, 2020/1445 sayılı Kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine" karar verilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.01.1983 tarihli ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere "yerinde görülmeyen sair itirazların reddine" tabirinin hükmün bir bölümünün onandığı anlamına gelmediği hususu göz önüne alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın alacaklı olduğu icra dosyaları olup olmadığı araştırılıp, varsa getirtilip incelenerek, borcun kaynağı konusunda dosya borçlularının beyanlarına başvurulması, sanığın senedin düzenlendiği tarihte suçtan zarar görenlere borç verebilecek maddi durumunun olup olmadığı hususu ile geçim kaynağı ve tefecilik yapıp yapmadığı hakkında etraftan sorularak kolluk marifetiyle ayrıntılı ve gizli kolluk araştırması ile vergi mükellefi olup olmadığı tespit edilerek gerektiğinde vergi incelemesi yaptırılması sonrasında sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyetine hükmolunması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2020/472 Esas, 2021/295 sayılı Kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.