"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/448 Esas, 2021/47 Karar
ŞİKAYETÇİ : Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarında bir kısım sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma, bir kısım sanıkların eylemlerinin ise bu suça azmettirme suçunu oluşturduğu kabulüyle zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" hükmüne nazaran, Dairemizin 01.02.2018 tarihli bozma ilamı öncesindeki yargılama sırasında Türkiye Kızılay Derneği yetkilisi tarafından dosyaya ibraz edilen 14.09.2012 tarihli ve 020340 sayılı yazı ile "Kurumun zararının bulunmadığı ve sanıklardan şikayetçi olunmadığı"nın belirtilmesi ile şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması hususları nazara alındığında, Dairemizin bozma kararı sonrasında mahkemece 03.03.2020 tarihli celsede usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince Türkiye Kızılay Derneğinin sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurusunun kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ..., ... ve ...'in eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ...'ın eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca bu suça azmettirme suçunu oluşturduğu kabulüyle zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle kamu davalarının düşmesine karar verilmişse de, sanıklara isnat olunan eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 04.10.2011 tarihli sorgular ile hükümlerin kurulduğu tarih arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının düşmesine dair hükümler, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.