"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/31 Esas, 2014/53 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik (4'er kez)
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin özel belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmesinin söz konusu olmaması karşısında; bu suça ilişkin hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vekili aracılığıyla anılan suçtan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı nazara alınarak, incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçundan, PTT vekilinin ise her iki suçtan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan ve 5237 sayılı Kanun'un 235/2-(a-2) maddesinde düzenlenen suçun özgü suç niteliğinde olması karşısında ancak ihale görevlilerince işlenebileceği, şirket yetkilisi olan sanığın bu eyleme 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak iştirakinin söz konusu olabileceği, kamu görevlileri hakkında ise dava bulunmadığı ve faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanığa isnat edilen eylemlerin sübutu halinde bir bütün olarak özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 207/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.04.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesinin birinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.