"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/929 Esas, 2019/9 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ..., ... ve ...), edimin ifasına fesat karıştırma (sanıklar ... ve ...)
HÜKÜM : Beraat (sanıklar ..., ..., ... ve ... atılı suçtan), mahkumiyet (sanıklar ... ve ... atılı suçtan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasına "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 30.06.2009 ve 19.11.2009 tarihli sorgular ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştirildiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Kuşadası Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen, hastane ihtiyaç listesine ilişkin ihaleyi kazanan ... Medikal isimli şirketin suç tarihinde çalışanı olan ...'ın, malların teslimi aşamasında 30 adet "dual mesh" yerine "polyester mesh" verilmesi eylemine iştirak ettiği iddiasıyla hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan davada, mahkemece olay tarihi itibarıyla firmanın ihale işlemlerini takip ettiği ve ihale sonrasında malzemelerin tesliminde rol aldığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; ihale aşaması ile edimin ifası aşamasının farklı safhalar olduğu, ihale sözleşmesinin imzalanmasından sonra edimin ifası aşamasının başladığı, sanığın savunmasında Kuşadası Devlet Hastanesiyle yapılan ihale işlemlerinde yer almadığını, Hastane Müdürü ... ile önceye dayalı tanışıklığı nedeniyle teslim edilen malda tereddüt oluştuğundan kendisinin hastaneye çağrıldığını, bu aşamadan sonra olaylara vakıf olduğunu bildirmesi ile 30.06.2006 tarihli ayniyat tesellüm tutanağında teslim eden kısmında "..." ibaresinin bulunması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi için davaya konu malların teslim tesellümüne ilişkin tutanakların asıllarının dosya arasına getirtilerek yüklenici firma adına suça konu malları teslim edenin sanık olup olmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.