Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/11 Esas, 2015/374 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : ..., Hazine

SUÇ : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve kooperatif üyesi olan ...'ün müdahil olarak katılması mümkün olmayıp verilen hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak kamu davasına katılmasına karar verilmesi de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden adı geçen vekilinin vaki temyiz isteminin ve keza Hazinenin görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, bahsi geçen suçlara yönelik vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklara isnat edilen tüm suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile zimmet suçundan zarar gören Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde zimmet suçu bakımından müdahil sıfatını kazandıkları ile adı geçen bakanlığın görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından verilen hükümleri temyiz hakkı bulunduğu nazara alınarak, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat, katılan ve suçtan zarar gören ... vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının ise kurulan tüm beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçunda verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve ... vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanıklardan ...'nın hükümden sonra 24.01.2019 tarihinde, ...'ün ise 27.01.2024 tarihinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından ayrıca sanıklardan ...'ya isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun 765 sayılı Kanun'un 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen beş yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 07.11.2001 olan suç tarihi ve iddianame tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği, ..., ... ve ...'e isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 11.05.2010 olan sorgu tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, ...'a isnat olunan 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun ise 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 26.03.2006 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***