Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/162 Esas, 2016/109 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, ..., ...

SUÇ : Zincirleme basit zimmet, resmi belgede zincirleme sahtecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklar ..., ... ve ... haklarında atılı suçlardan), beraat (sanıklar ... ve ... haklarında atılı suçlardan)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tebliğname başlığında ismine yer verilen sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara karşı temyiz talebinin bulunmadığı, adı geçenler hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara vaki itirazların mahallinde merciince incelenerek bu hususta gerekli kararların verildiği gözetilerek yapına inceleme;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile bir ilgisi bulunmayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sanıklara atılı tüm suçlardan, Hazinenin ise resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, adı geçen Bakanlık ve Hazine vekillerinin anılan suç/lar yönünden verilen hükümlere yönelik vaki temyiz taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin ve Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2., Hazinenin ise değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin aleyhe, sanıklar ... ve ... açısından ise beraat hükümlerine, sanıklar müdafiilerinin müvekkilleri hakkındaki mahkumiyet hükümlerine, katılan ... suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin zimmet ve sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine, katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2/2. maddesi gereğince, suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkı olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince sahtecilik suçu bakımından da kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar ve sahtecilik suçu bakımından suçtan zarar gören Bakanlık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanıklara isnat olunan eylemler arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri bakımından sanıkların kazanılmış hakları saklı tutularak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***